19 Mayıs 2015 Salı

İKTİBAS ::: ÇOK "soylu" BİR (POLİTİK-acı) SİYASETÇİ; Gazetenin notu: Mevzuat onları bu hale getiriyor!...

Trabzon halkı buna oy verirse; Ya "bütün soy değerlerini yitirmiş" ya da "soydan bozuk, asaleten soysuz" demektir!... Hakikatte hilâf yoktur biline..

Çok “Soylu” bir siyasetçi!..
Emin ÇÖLAŞAN
 ​Sevgili okuyucularım, Türkiye tam bir dönekler ülkesi oldu. Piyasada çok sayıda dönek siyasetçiler, gazeteciler vesaire at koşturuyor.Bunlar dün ana avrat sövdüklerinin bugün kucağına oturanlardır.
Dün övgü yağdırdıklarının bugün karşısına dikilenlerdir.
Adam düne kadar Fethullah’ın sağ kolu ve gazetedeki sözcüsüydü. O bir şey yazınca hocaefendinin onayından geçmiş olduğunu herkes bilirdi.
Gün geldi, 180 derece döndü ve cemaate sövmeye başladı.
Adam Tayyip’e en ağır sözlerle saldırırdı. Gün geldi AKP’ye girdi, yükseldikçe yükseldi ve genel başkan yardımcısı oldu.
Şimdi Trabzon’dan milletvekili adayı!
Sözünü ettiğim soylu siyasetçinin adı Süleyman Soylu…
* * *
Geçmişte DYP gibi çeşitli partilerde görev aldı, ismi var cismi yok Demokrat Parti’nin genel başkanlığını yaptı.
Baktı ki olmuyor, en sonunda AKP’ye transfer oldu.
Transfer olayı öncesinde AKP ve Tayyip için en ağır sözleri söyler, onları köşeye sıkıştırırdı.
Tayyip için “Padişah olmak istiyor” diyen kendisiydi.
Bakalım daha başka neler söylemiş!..
Tayyip’in attan düşmesi sonrasında:
“Atın üzerinde duramayan ülkeyi de yönetemez. Hükümet yolsuzluk çukurunun içindedir. Bu hükümete zıkkımın kökünü göstereceğiz…”
2008 yılında Aliağa’da: “Bu ülkenin herkese çatan ve kaos (kargaşa) yaratan bir başbakanı (Tayyip) var. Akşam eve gittiğinde karısının ve çocuklarının yüzüne nasıl bakıyor. Boynu bükük kalan esnafın ve çiftçinin yerine kendini koymuyor.”
“Kendisini Adnan Menderes’e benzetiyor. Onun adını bir daha ağzına alma. Sen kim Menderes kim…”
* * *
2008 yılında İzmir’de: “Hükümet yanlış ekonomi politikalarıyla bayramları da millete zehir etti. İnsanlarımız gülmeyi unuttu. Paçalarından yolsuzluk akıyor. Türkiye’de ihale ve yandaş belediyeciliği yapılmaktadır.”
2009 Kocaeli: “Halk 29 Mart’ta (yerel seçimlerde) hükümete zıkkımın kökünü gösterecek. Her üç gençten biri işsizlik girdabının içinde.”
2009 Derince: “Yolsuzlukla mücadele edeceğim diyen hükümet Türkiye’yi yolsuzluk çukuru içine batırdı. Tüyü bitmemişin hakkını yedirmeyeceğiz dediler ama her gün tüyü bitmemiş üzerinden siyaset yapıyorlar. Başbakan bu ülkeyi rant ülkesi yapmayacağım dedi ama rantın babasını getirdi.”
2009 Kastamonu: “Seçim sürecinde çok manidar işler oluyor. Başbakan kendisini padişah olarak görmek istiyor. Ülkemizde sadaka kültürü var. Türkiye’de her üç kişiden biri fukaralık sınırının altındadır. Eleştirilmesi gereken, insanları bu duruma düşüren hükümettir.”
* * *
Geçmişte söylediği bu sözlerin mürekkebi bile henüz kurumadı. Meydanlarda ve kapalı salon toplantılarında alırdı mikrofonu eline, bunları bağıra bağıra söylerdi.
İşin ilginç yanı, söylemlerinin hemen hepsi iki konu üzerinde yoğunlaşırdı.
- Tayyip’in padişahlık özlemi.
- Yapılan yolsuzluklar ve vurgunlar.
O zaman haklıydı, doğruları söylüyordu.
* * *
Yıl 2012…
Sonrasında neler oldu, nasıl pazarlıklar yapıldı ve ne gibi kulisler döndü bilinmez, bizim Süleyman büyük bir başarıyla adımını AKP’nin tam göbeğine attı.
Ama bu da yetmedi!..
İçeride görülmemiş bir hızla yükseldi veya yükseltildi, şimdi AKP’nin Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan yardımcısı olarak görev yapıyor.
Geçmişte söylediği sözleri herhalde unutmuştu!
Yeni partisinden hiç kimse karşısına geçip “Eyy Süleyman geçmişte sen bize hakaretler yağdırırdın. Önce bu sözlerini geri al bakalım” demedi.
Kendisi de bu konuda hiçbir açıklama yapmadı, yapamadı.
Saf değiştirmiş olması yeterliydi!
* * *
Evet, Süleyman şimdi AKP Trabzon listesinde milletvekili adayı…
Hem de birinci sırada!
Önümüzdeki dönem Meclis’te olacak, orada da kürsüye çıkıp nutuklar atacak…
Geçmişte Tayyip ve AKP için söylediği sözler elbette gündeme gelecek, kendisine sorular sorulacak.
Acaba o zaman ne diyecek?..
Şimdi Trabzon’da seçim çalışması yapıyor.
Trabzon’da bir seçmen şunu sorsa nasıl bir yanıt verecek?
“Yaaa Süleyman, sen kısa süre öncesine kadar bunları söyleyen biriydin. Şimdi hangi yüzle bizden Tayyip ve AKP adına oy istiyorsun?.. O günlerden bu yana ne değişti de sen böylesine döndün?..”
* * *
Sevgili okuyucularım, zamanla her insanın fikirleri ve görüşleri bir miktar değişebilir ama 180 derece dönmek epeyce zordur! Her babayiğidin harcı değildir!
Bizim siyasetçilerde ve gazetecilerde bunu ne yazık ki çok sık görüyoruz.
Ama bizdeki döneklerin durumu, neden döndüklerinin açıklaması epeyce farklı!..
Onlar güce tapanlardır. 
Gücün karşısında ya korkmuşlardır, ya da kendilerine yeni avanta kapıları açılmıştır. 
Bu gibileri toplumun iyi tanıması gerekir.
Kendimden örnek vereyim!
Ülkemizi soyan hırsızları, namussuzları, şeriat düzeni getirmek için çaba harcayan din bezirgânlarını, yalancıları ve sahtekarları günün birinde övmeye başlarsam, başka bir deyişle onurumu yitirip “Dönek” olursam, biliniz ki aynı şeyler benim için de geçerlidir. 
Sizden ricam, o zaman suratıma bile bakmayın.
Arkamdan ve yüzüme karşı “Döneeek” diye bağırın.
Allah hiç kimseyi dönek yapmasın.
Amin!
* * *
Emin Çölaşan’ın notu: Gazeteci abimiz Oktay Ekşi’nin eşi saygın bilim insanı Prof. Dr. Aysel Ekşi aramızdan ayrıldı. Oktay abiye ve bütün ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin.
--
Emin Çölaşan: İyi çalışmalar saygılar
-----------------
Bankaları soyarken kar maskesi ülkeleri soyarken din maskesinin yeterli olduğu ülkedir benim Ülkem

7 Mayıs 2015 Perşembe

İKTİBAS: "UZUN ADAMIN KISA HİKÂYESİ" Yılmaz Özdil (İktibas; SÖZCÜ_7 Mayıs 2015)

UZUN ADAMIN KISA HİKÂYESİ
Yılmaz Özdil
(İktibas; SÖZCÜ_7 Mayıs 2015)
2002…
Yeni Şafak gazetesine anlattı: “İlkokulda harçlığımı çıkarmak için kağıtlı şeker satardım. Simit 10 kuruştu, akşamdan 2.5 kuruşa bayat simit alırdım, anneciğim onları buhara yatırırdı, 5 kuruşa satardım.”
*
2007…
Sabah gazetesi hayatını dizi yaptı: “Okula giderken soğuk günlerde dahi otobüse binmezdi, durumları müsait değildi, limon satardı.”
*
2009…
New York’ta Levin Enstitüsü’nde konuştu: “Küçük Tayyip okula yaya giderdi, ayakkabılarım delik deşikti, kışın ayaklarımın kızardığını bilirim.”
*
2010…
Açılım vesilesiyle Dolmabahçe’de topladığı sporculara konuştu: “Spor ayakkabılarım yırtıktı, yenisini alacak gücümüz yoktu.”
*
2011…
TRT’de “Ben Öğrenciyken” isimli programda anlattı: “Okula yamalı ayakkabılarla gidiyordum, annem bakraçlara buz koyardı, su ve simit satardım, kağıt yumaklarından, bez parçalarından top yapardım.”
*
2012…
Uluslararası Teknoloji Kongresi’nde konuştu: “Çamaşır makinemiz yoktu, eşim dört evladımızın bezlerini elleriyle yıkayarak büyüttü, çocukken oyuncağım yoktu, kırtasiyeciden uçurtma alamazdık, gazete kağıtlarından, undan yapıştırıcıyla uçurtma yapardık.”
*
2013…
Beyaz TV’de “Usta’nın Hikayesi” belgeseli yayınlandı: “Çocukken hiç bisikletim olmadı, bisiklet alabilecek durumda değildik.”
*
2014…
Gazeteci Sabahattin Önkibar, Şevket Kazan’ın kendisine anlattıklarını yazdı: “Belediye başkanı olmadan önce bakkal defterleri tutuyordu, geçinemiyordu, kirasını ödesin diye partiden para gönderiyorduk.”
*
2015…
Kendisi açıkladı:
“Sarayım 1 milyar dolar!”

4 Nisan 2015 Cumartesi

'İç Güvenlik Paketi' nedir, ne değildir ve neler getiriyor?

"İç Güvenlik Paketi" nedir, ne değildir ve "güncel hayata" neler getiriyor?
Kamuoyunda 'İç Güvenlik Paketi' olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan tasarı Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak, Resmi Gazete'de bu gün (04 Nisan 2015) yayınlanarak ve yürürlüğe girdi. 
El ile dıştan kontrol hariç, kişinin üstü, eşyası, aracının görünmeyen bölümlerinin aranması; mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele hallerde sözlü emriyle yapılabilecek
Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinde, havai fişek, molotof, demir bilye, sapan, bulundurulması ve taşınması yasak olan maddeler kapsamında yer alacak, bunları taşıyanlara verilen cezalar artırılacak
Polis, okul, kamu binası, ibadethane gibi yerlere molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran, saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde silah kullanabilecek
Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen yürüyüşlerde, yüzünü tamamen veya kısmen kapatanlara 5 yıla kadar hapis cezası uygulanacak
Müşteki, mağdur veya tanık ifadeleri, ikamet ettikleri yerlerde veya işyerlerinde de alınabilecek
Bonzai, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna verilecek cezalar kapsamına alınacak
Vali, kolluğa, suçun aydınlatılması, faillerinin bulunması için doğrudan emir verebilecek. Kaymakam da ilçede aynı yetkiyi kullanabilecek
Araç kiralama şirketleri, kiralanacak tüm araçlarda coğrafi yer tanımlamasını sağlayan sistem veya sistemler kuracak
Polis alımında yaş sınırı 28'den 26'ya inecek
Kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan tasarı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarıya göre, elle dıştan kontrol hariç kişinin üstü ve eşyası ile aracının dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin aranması; İçişleri Bakanlığı'nca belirlenecek esaslar dahilinde mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele hallerde sonradan yazıyla teyit edilmek üzere sözlü emriyle yapılabilecek. Kolluk amirinin kararı 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulacak.
Polis, kendisinin veya başkalarının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri, fiilleri ayrı bir suç oluşturmadığı takdirde, kişinin can güvenliğinin sağlanması bakımından koruma altına alabilecek ya da olay yerinden uzaklaştırabilecek.
Polis, müşteki, mağdur veya tanık ifadelerini, ikamet ettikleri yerlerde veya işyerlerinde de alabilecek.
Boyalı su da kullanılabilecek
Polis, kendisine veya başkalarına, işyerlerine, konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara, kişilerin tek tek veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde silah kullanabilecek.
Yasadışı toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin dağıtılmasında, gerektiğinde boyalı su kullanılabilecek.
Hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya İstihbarat Dairesi Başkanının yazılı emriyle, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit edilip, dinlenip, sinyal bilgileri değerlendirilirken; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emir, artık 24 saat yerine 48 saat içinde yetkili ve görevli hakimin onayına sunulacak.
Faaliyetler denetlenecek
Tasarı, yetkili ve görevli hakimin Ankara Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak belirlenerek, istihbarat faaliyetlerindeki gizliliğin korunması ve karar mekanizması ile denetimde etkinliğin sağlanmasını da amaçlıyor.
Tasarı, kanuna aykırı ve keyfi uygulamalara yol açılmaması için denetimi de getiriyor. Faaliyetlerin denetimi, sıralı kurum amirleri, mülki idare amirleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlığın teftiş elemanlarınca, yılda en az bir defa yapılacak. Bu faaliyetler Başbakanlık Teftiş Kurulu'nca da denetlenebilecek. Denetimlerin sonuçları, rapor halinde Meclis Güvenlik ve İstihbarat Komisyonuna sunulacak.
Polis tarafından yapılan önleme dinlemelerine ilişkin Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nda yapılan bu değişikliklerle uyumlu olacak şekilde Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nda da değişikliğe gidiliyor. Bu tasarıda da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emirin yine 48 saat içinde yetkili ve görevli hakimin onayına sunulması; yetkili ve görevli hakimin Ankara Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olması ve denetim mekanizması getirilmesi yer alıyor.
Molotof suç kapsamında
Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinde, havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı patlayıcılar, demir bilye, sapan bulundurulması ve taşınması yasak olan maddeler kapsamında alınacak.
Toplumsal olaylarda bulundurulması ve taşınması yasak olan suç aletlerini taşıyanlara verilecek cezalar artılacak. Bunları taşıyanlar, 2 yıl 6 aydan 4 yıla kada hapis cezasına çarptırılacak.
Yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem, işaret taşıyarak veya bunları üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar; kanunların suç saydığı afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç, gereçler taşıyarak, bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazlarıyla yayınlayarak katılanlar 6 aydan 3 yıla kadar hasip cezası alacak.
Tasarı, kimliklerini gizlemek için yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmayı suç kapsamına alıyor.
Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylarda, kamu mallarına verilen zararlar ile gerçek ve tüzel kişilerin mallarına verilen zararların devletçe karşılanması halinde, ilgili idare ödeme nedeniyle sorumlulara rücu edecek. Rücu istemine ilişkin zamanaşımı süreleri bir kat artırılarak uygulanacak.
Toplantı ve yürüyüşlerde yüz kapatmaya 5 yıla kadar ceza
Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen kapatanlara, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.
Bu suçu işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof ve benzeri patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya kullanmaları halinde verilecek cezanın alt sınırı 4 yıldan az olamayacak.
Bonzai de kapsama alınıyor
Tasarıyla, sentetik uyuşturucu maddelere yönelik cezai yaptırımın daha caydırıcı hale getirilmesi için sentetik kannabinoidler (bonzai) ve türevi uyuşturucu maddeler de Türk Ceza Kanunu kapsamına alınıyor. Bu maddelere yönelik ceza yarı oranında artırılıyor.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Bu hükme aykırı hareket edenlere, bu fiilleri; okul, yurt, hastane veya ibadethane gibi tedavi, eğitim ve sosyal amaçla toplu bulunulan yerlerde veya bu yerlere mülki amir tarafından belirlenecek mesafe içerisinde kalan alanlarda işlemeleri halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.
Gösteri yürüyüşünü şiddet eylemine dönüştürenler
Toplumda infial yaratan; öldürme, kasten yaralama, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, fuhuş, hırsızlık, yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi suçlarda, suçüstü halleriyle sınırlı olmak kaydıyla kişi hakkında, mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirlerince 24 saate kadar gözaltına alma kararı verilebilecek. Ayrıca tasarıyla, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını, şiddet eylemine ya da terör örgütlerinin propagandasına dönüştüren, vatandaşların can ve mal emniyetini, kamu düzenini tehlikeye sokanların da tutuklu yargılanabilmelerinin önü açılıyor.
Suçüstü halleriyle sınırlı olmak kaydıyla şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylarda ve toplu olarak işlenen suçlarda ise bu süre 48 saate kadar çıkabilecek
Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması halinde veya işlemlerin tamamlanması üzerine derhal ve en geç bu sürelerin sonunda Cumhuriyet savcısına yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek, talimatı doğrultusunda hareket edilecek. Kişi en geç 48 saat, toplu olarak işlenen suçlarda 4 gün içinde hakim önüne çıkarılacak.
Vali de kaymakam da emir verebilecek
Vali, lüzumu halinde, kolluk amir ve memurlarına, suçun aydınlatılması, faillerinin bulunması için gereken acele önlemlerin alınması için doğrudan emir verebilecek.
Vali, kamu düzenini ve güvenliğini, kişilerin can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla aldığı önlem ve kararların uygulanması için adli kuruluşlar ile yardım isteyebileceğine dair hükmü saklı kalmak kaydıyla askeri kuruluşlar dışında, mahalli idareler dahil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının itfaiye, ambulans, çekici, iş makinesi ve tedbirlerin zorunlu kıldığı diğer araç ve gereçlerinden yararlanabilecek, personeline görev verebilecek.
Kamu kurum ve kuruluşları, valinin bu konudaki emir ve talimatlarını yerine getirecek, aksi takdirde vali, emir ve talimatlarını kolluk aracılığıyla uygulayacak.
Bunların yerine getirilmemesi veya geciktirilmesi nedeniyle oluşan kamu zararı ile gerçek ve tüzel kişilerin devlet tarafından karşılanan zararları, ilgili idarece genel hükümlere göre sorumlu kamu görevlilerinden tazmin edilecek.
Valiye verilen bu yetkiler, ilçede kaymakam tarafından da kullanılabilecek.
Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylara yönelik alınan karar ve önlemlere aykırı davrananlara, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması durumunu ilde vali; birden çok ili kapsıyorsa İçişleri Bakanı tespit edecek.
Tasarı, toplumsal olaylarda kamuya ve özel kişilere ait bina, araç ve mallara zarar verenlerin, zararı karşılamasında zamanaşımının da önüne geçmeyi amaçlıyor. Rücu istemine ilişkin zamanaşımı süresi bir kat artırılıyor.
Araç kiralama şirketleri günlük kayıt tutacak
Araç kiralama şirketlerinin sorumlu işleticileri ve yöneticileri, kiralanan araç bilgileri, aracı kiralayanların kimlik bilgileri ve kira sözleşmesi kayıtlarını, usulüne uygun şekilde günü gününe tutacak. Kiralanacak tüm araçlarda coğrafi yer tanımlamasını sağlayan sistem veya sistemler kuracak, genel kolluk kuvvetlerinin her an incelemelerine hazır bulunduracak.
Mülki idare amirleri, bu yükümlülüklere aykırı hareket edenlere 2 bin lira, gerçeğe aykırı kayıt tutan veya bilgi verenlere 5 bin lira idari para cezası kesecek.
İşlenen bir suçun gizlenmesi amacıyla bilgilerin yok edilmesi halinde işletme ruhsatı iptal edilecek.
Bu kayıtlar adli mercilerin talepleri saklı kalmak kaydıyla; suç işlenmesinin önlenmesi, kayıp ve aranan kişilerin bulunması amacıyla genel kolluk kuvvetleri tarafından alınabilecek. Sistemde yer alan kayıtlar, özel hayatın gizliliği ilkesi çerçevesinde bu amaçlar dışında kullanılamayacak.
Araç kiralama şirketleri, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde tüm kayıtlarını bilgisayarda tutacak, bilgisayar teminallerini genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlayacak. Bu şartı yerine getirmeyenlere, 10 bin lira ceza uygulanacak, fiilin tekrarında işletme ruhsatı iptal edilecek.
İkinci sınıf emniyet müdürü, ilçe emniyet müdürü olabilecek
İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde olan polis amirleri; emniyet ve asayiş durumu, ekonomik, sosyal ve kültürel özellikler, nüfus büyüklüğü, şehirleşme düzeyi gibi kriterler dikkate alınarak belirlenecek ilçelere, ilçe emniyet müdürü olarak atanabilecek.
Birimlerin kapatılması nedeniyle ihtiyaç kalmayan Dekan Yardımcısı, Polis Koleji Müdürü ve Müdür Yardımcısı görev unvanları ile polis okullarının yüksek okula dönüştürülmesi ve koruma müdürlüklerinin daire başkanlığı seviyesinde yeniden yapılandırılmış olması nedeniyle Polis Okulu Müdürü, Polis Okulu Öğretmeni, Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürü, Başbakanlık Koruma Müdürü, TBMM Koruma Müdürü, Polis Okulu Müdür Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdür Yardımcısı, TBMM Koruma Müdür Yardımcısı, Başbakanlık Koruma Müdür Yardımcısı görev unvanları kaldırılıyor.
Birinci sınıf emniyet müdürleri, bütün eğitim kurumlarında öğretim görevlisi olarak görev yapabilecek.
Tasarı, rütbe terfilerinin liyakate dayalı şekilde yeniden düzenlenmesini, (A)-(B) grubu polis amiri ayırımına son verilmesini ve ihtiyaç gereği alt rütbelerde yeteri oranında amir bulundurulmasını öngörüyor.
Polis amirleri, rütbe sırası ile Komiser Yardımcısı, Komiser, Başkomiser, Emniyet Amiri, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü, Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü, İkinci Sınıf Emniyet Müdürü, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ve Sınıf Üstü Emniyet Müdürü şeklinde olacak.
Polis amirlerinin, rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri, komiser yardımcısı ve komiser 4 yıl, başkomiser ve emniyet amiri 3 yıl, dördüncü ve üçüncü sınıf emniyet müdürü 2 yıl, ikinci sınıf emniyet müdürü 1 yıl, birinci sınıf emniyet müdürü 2 yıl olacak. Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise düzenlemede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacak.
Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlara haiz olmak kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilecek. Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresi 6 yıl olacak.
Meslekten veya devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren bir fiil işlediği tespit edilen ve zamanaşımı nedeniyle bu cezaların uygulanması mümkün olmayan personel, Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ve Bakanın onayıyla emekliye sevk edilecek.
Polis alımında yaş sınırı 28'den 26'ya düşürülüyor. Lisans mezunlarından KPSS'de bakanlıkça belirlenecek taban puanı almış olanlar arasından sınavın yapıldığı yılın 31 Aralık tarihi itibarıyla 26 yaşından gün almayan erkek ve kadın adaylar arasından yönetmelikle belirlenecek şartları taşıyanlar ve sınavda başarılı olanlar, polis meslek eğitim merkezlerine alınacak.
Terörle mücadelede personelin, emekliliğe sevk nedeniyle meslekten ayrı geçirdikleri süre de rütbe kıdemlerinde değerlendirilecek.
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında yapısal değişiklikler içeriyor
İçişleri Bakanı, Jandarma Genel Komutanlığı'nda general rütbesinde olmayan daire başkanlarıyla il ve ilçe jandarma komutanlarını, Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda amiraller haricindeki kurmay başkanı, karargahta görevli başkanlar ve bölge komutanlarını atayacak
Askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle suç işlediği iddia edilen jandarma personeli İçişleri Bakanı tarafından görevinden uzaklaştırılabilecek
Belediye sınırları içinde olmakla birlikte hizmet gerekleri bakımından uygun görülen yerler jandarmanın görev ve sorumluluk alanı olarak tespit edilebilecek.
Bazı emniyet müdürleriyle son beş yıl içinde yetkili disiplin kurullarınca meslekten veya devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan emniyet teşkilatı personeli resen emekliye ayrılabilecek
Polis koleji kapatılacak, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne dönüştürülecek
İçişleri Bakanı, Jandarma Genel Komutanlığı'nda general rütbesinde olmayan daire başkanlarıyla il ve ilçe jandarma komutanlarını, Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda amiraller haricindeki kurmay başkanı, karargahta görevli başkanlar ve bölge komutanlarını atayacak.
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı emniyet teşkilatında yapısal değişiklikler öngörüyor.
Tasarıya göre polis koleji kapatılacak ve burada öğrenimine devam eden öğrenciler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sınav puanları dikkate alınarak, durumlarına uygun okullara naklen kaydedilecek.
Polis kolejindeki eğitim öğretim hizmetleri sınıfında yer alan personel, kadro derecelerine uygun öğretmen unvanlı kadrolara atanacak.
Mevcut amir rütbeleri için ihdas edilen kadro sayılarının, her amir rütbesi için öngörülen azami kadro sayısından fazla olması halinde, bu fazlalık giderilinceye kadar, boşalan kadrolar herhangi bir işlem yapılmaksızın iptal edilmiş sayılacak.
Polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme sürelerini değiştiren tasarıya göre, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunanlardan emniyet genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, polis akademisi başkanı, özel güvenlik denetleme başkanı, birinci hukuk müşaviri, daire başkanı, il emniyet müdürü, emniyet müşaviri, polis eğitim merkezi müdürü, polis moral eğitim merkezi müdürü, akademi başkan yardımcısı, polis amirleri eğitimi merkezi müdürü, teftiş kurulu başkan yardımcısı, teftiş kurulu grup amiri, polis meslek yüksek okulu müdürü, polis meslek eğitim merkezi müdürü ve polis eğitim merkezi müdürü kadrolarında bulunanlar dışında kalanlarla ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunanlardan emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olanlar tasarı yürürlüğe girdikten sonraki üç ay içerisinde Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun teklifi ve İçişleri Bakanı'nın onayıyla resen emekliye sevk edilebilecek.
Düzenleme yürürlüğe girmeden önceki son beş yıl içinde yetkili disiplin kurullarınca meslekten veya devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan emniyet teşkilatı personeli de resen emekliye ayrılabilecek.
Polis Akademisi'nde görevler sona erecek
Polis Akademisi Başkanı gerek görüldüğü takdirde, dört yıllık görev süresi sona ermeden önce de görevinden alınabilecek.
Polis meslek yüksekokulları İçişleri Bakanı'nın onayıyla polis meslek eğitim merkezine dönüştürülebilecek. Buradaki personel, ayrıca bir işleme gerek olmaksızın polis meslek eğitim merkezi kadro ve görev unvanlarına uygun kadrolara atanmış sayılacak.
Polis Amirleri Eğitimi Merkezi, enstitü ve polis meslek yüksekokullarında, ilk derece amirlik eğitimi alanlarla lisansüstü veya ön lisans eğitimi yapanlar altı yıl mecburi hizmetle yükümlü olacak.
İkili anlaşmalara bağlı olarak yabancı uyruklu öğrenci veya kursiyerler, İçişleri Bakanı'nın onayıyla Polis Akademisi'ne ücretli olarak kabul edilebilecek.
Polis Akademisi Başkanı'nın yanı sıra dekan, enstitü müdürü ve enstitü sekreteri, polis meslek yüksek okulu müdürü, polis meslek eğitim merkezi müdürü ve bunların yardımcılarıyla her kadrodaki öğretim elemanları ve idari personelin Polis Akademisi Başkanlığındaki görevleri düzenleme yürürlüğe girince sona erecek ve kadrolarıyla ilişkileri kesilecek. Akademide geçici görev yapanların görevlendirmeleri de aynı tarihte bitecek.
Polis Akademisi Başkanı, düzenleme yürürlüğe girdikten sonra 20 gün içinde atanacak. Sonraki 20 günde başkan yardımcısı, polis amirleri eğitimi merkezi müdürü ve polis amirleri eğitimi merkezi müdür yardımcısı, enstitü müdürü ve enstitü sekreteri, polis meslek yüksekokulu müdürü ve polis meslek eğitim merkezi müdürü kadro veya unvanlarına atama yapılacak.
Polis Akademisi'nde görevi sona eren öğretim üyesi, öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman ve idari personelden Başkan'ın teklif ettiği ve İçişleri Bakanı'nın uygun gördüğü personel, en geç iki ay içerisinde Polis Akademisi Başkanlığı'nda durumlarına uygun kadrolara atanacak.
Ataması yapılmayan idari personelin Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki uygun kadrolara, akademik personelin başka yükseköğretim kurumlarına ataması gerçekleştirilecek.
Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne dönüştürülecek. Fakülte öğrencileri, YÖK tarafından belirlenecek üniversitelerin iktisadi ve idari bilimler fakültelerine tercihlerine göre yerleştirilecek.
Polis meslek yüksek okullarında, polis meslek eğitim merkezlerinde ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına yükseköğretim kurumlarında okutulan öğrencilerden eğitimini başarıyla bitirenler, Polis Akademisi Başkanlığı tarafından yapılacak sınavda başarılı olmaları halinde emniyet teşkilatı kadrolarına yerleştirilecek.
Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen hizmetler, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde Polis Akademisi Başkanlığı'na devredilecek.
Emniyet teşkilatının ilk kademe amir ihtiyacını karşılamak üzere, lisans mezunları arasından KPSS 'de İçişleri Bakanlığı'nın belirleyeceği taban puanı alan ve diğer şartları taşıyanlar Polis Amirleri Eğitimi Merkezinde bir eğitim-öğretim dönemi özel eğitime tabi tutulabilecek.
Tasarının yürürlüğe girmesiyle Emniyet Genel Müdürlüğü yükseköğretim kurumlarında öğrenci okutmayacak, yurt içi ve yurt dışına yüksek lisans, master ve doktora öğrencisi göndermeyecek.
Jandarma teşkilatında İçişleri Bakanı'na yeni yetkiler
Tasarı, jandarma teşkilatını ilgilendiren değişiklikler de içeriyor.
Buna göre, belediye sınırları içinde olmakla birlikte hizmet gerekleri bakımından uygun görülen yerler jandarmanın görev ve sorumluluk alanı olarak tespit edilebilecek.
General rütbesinde olmayan daire başkanlarıyla il ve ilçe jandarma komutanlarının atanmaları, yer değiştirmeleri ve geçici görevlendirmeleri İçişleri Bakanı tarafından yapılacak. Gerektiğinde Jandarma Genel Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. Diğer subaylar ile astsubaylar ve uzman jandarmaların atanması, yer değiştirmesi ve geçici görevlendirmeleri Jandarma Genel Komutanı'nın yetkisinde olacak.
Askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen bir suçtan dolayı görevi başında kalmasında sakınca görülen jandarma personeli İçişleri Bakanı tarafından görevinden uzaklaştırılabilecek. Gerektiğinde Jandarma Genel Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. İl jandarma komutanı hariç olmak üzere, il jandarma komutanlıklarında görevli personel, vali tarafından görevden uzaklaştırılabilecek. Gerektiğinde il jandarma komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. Görevden uzaklaştırılan personel hakkında en geç 10 gün içinde ön inceleme veya soruşturmaya başlanacak.
Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'ndaki geçici olarak işten el çektirme, açığa çıkarma, açığa alınma ve geçici süreyle görevden uzaklaştırmaya ilişkin hükümler ile Jandarma Genel Komutanı'nın görevden uzaklaştırılmasına dair özel hükümler saklı kalacak.
Sivil memurların görevden uzaklaştırılmaları Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olacak.
Görevden uzaklaştırılanlar yaptıkları görevden alıkonulmuş olacak. Bu kişilerin görev yerleri değiştirilebilecek veya başka görev verilmeyebilecek. Görevden uzaklaştırılanlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenecek. Haklarında soruşturma izni verilmemesine, soruşturmaya veya kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına, her ne sebeple olursa olsun kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen veya eksik ödenen her türlü özlük hakkı ödenecek.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışı kadrolarındayken görevden uzaklaştırılanlara da yurt içinde bir kadroya atanıncaya kadar, yurt dışı aylığının üçte ikisi ödenecek.
Ön inceleme veya soruşturmaya konu olan fiillerinin hizmetlerine devama engel olmadığı anlaşılanların görevden uzaklaştırma tedbirleri, haklarında karar verilmesi beklemeksizin kaldırılabilecek.
Bu kapsamdaki görevden uzaklaştırma tedbiri iki ayı geçemeyecek. Bu süre, zorunlu hallerde iki ayı geçmemek üzere bir defa uzatılabilecek. Görevden ayrı kalınan bu süreler hizmetten sayılacak.
Jandarmanın askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri İçişleri Bakanlığı, valiler ve kendi amirleri tarafından denetlenecek ve teftiş edilecek.
Jandarma komutanlarının izinlerini mülki amir verecek
İl jandarma komutanı ile merkez ilçe jandarma komutanı hakkında il valisince, ilçe jandarma komutanı hakkında kaymakamın değerlendirmesi alınarak il valisi tarafından her yılın sonunda askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili değerlendirme raporu düzenlenecek. Değerlendirme raporları personelin terfi, ödüllendirme, atama ve yer değiştirmesinde dikkate alınacak. Değerlendirme raporlarının içeriği ve düzenleme esasları Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
İl ve ilçe jandarma komutanlarıyla karakol komutanlarının izinleri, ilgili komutanlıkların planlaması da dikkate alınarak mahalli mülki idare amirlerinin onayıyla verilecek.
İçişleri Bakanı, bu düzenlemedeki yetkilerinden bir kısmını gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla ilgisine göre Jandarma Genel Komutanı'na veya valilere devredebilecek.
Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndaki yenilikler
Amiraller haricinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kurmay Başkanı, Sahil Güvenlik Komutanlığı karargahında görevli başkanlar ve bölge komutanlarının atanmaları İçişleri Bakanı tarafından yapılacak. Gerektiğinde Sahil Güvenlik Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. Diğer subayların ve astsubayların, devlet memurlarının, uzman erbaşların ve sözleşmeli erbaş ve erlerin atanmalarıyla erbaş ve erlerin dağıtımları Sahil Güvenlik Komutanı'nca yapılacak.
Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli sahil güvenlik mensubu subay, astsubay, sivil personel, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erlerin hizmetgerekleri veya sağlık ya da diğer nedenlerle görev ve hizmet yerlerinin değiştirilmesiyle geçici görevlendirmelerinde atamalarındaki usul ve esaslar geçerli olacak.
Sahil güvenlik bölge komutanları hakkında, mülki görevleri açısından konuşlu bulundukları yerin valisi tarafından her yıl sonunda, askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili olarak değerlendirme raporu düzenlenecek. Değerlendirme raporları personelin terfi, ödüllendirme, atama ve yer değiştirmesinde dikkate alınacak. Değerlendirme raporlarının içeriği ve düzenleme esasları, Milli Savunma Bakanlığı'nın görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
Tasarıya göre, kimlik kartı, uluslararası aile cüzdanı ve mavi kart bedeli müracaat sırasında tahsil edilecek. Doğum bildiriminde kimlik kartlarından bedel alınmayacak
Askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen bir suçtan dolayı görevi başında kalmasında sakınca görülen Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, İçişleri Bakanı'nca görevinden uzaklaştırılabilecek
Vali; general ve amiraller hariç olmak üzere, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin, askeri görevleri haricindeki diğer görevlerini ilgilendiren disiplin suçları hakkında uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezası verebilecek
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının kıyafetleri, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek
Çocuğa konulan ad üç adı geçmeyecek ve kısaltma yapılmadan yazılacak
Nüfus cüzdanlarını kaybedenler ve doğum olayını süresi içinde bildirmeyenlere uygulanan idari para cezasına son veriliyor
2014 yılı için adres ve evlenme bildirimlerini süresi içinde yerine getirmeyenlere uygulanan idari para cezası 436 TL'den 80 TL'ye, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara uygulanan idari para cezası ise 875 TL'den 500 TL'ye indiriliyor
Kimlik kartı, uluslararası aile cüzdanı ve mavi kart bedeli müracaat sırasında tahsil edilecek. Doğum bildiriminde kimlik kartlarından bedel alınmayacak.
Kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısıyla, Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin görevinden uzaklaştırılabilmesine ilişkin düzenleme yapılıyor.
Buna göre, askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen bir suçtan dolayı görevi başında kalmasında sakınca görülen Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, İçişleri Bakanı'nca görevinden uzaklaştırılabilecek. Gerektiğinde Sahil Güvenlik Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. Görevden uzaklaştırılan personel hakkında en geç on gün içinde ön inceleme veya soruşturmaya başlanacak.
Görevden uzaklaştırılanlar yapmakta oldukları görevden alıkonulacak. Bu kişilerin görev yerleri değiştirilebilecek veya başka görev verilmeyebilecek. Görevden uzaklaştırılanlara, bu süre içinde aylık ödenecek. Ancak, bu gibilerden haklarında soruşturma izni verilmemesine, soruşturmaya veya kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına, kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen özlük hakları ödenecek.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurtdışı kadrolarında görevliyken görevden uzaklaştırılanlara da yurtiçinde bir kadroya atanıncaya kadar yurtdışı aylığı ödenecek. Görevden uzaklaştırma tedbiri iki ayı geçemeyecek. Bu süre, zorunlu hallerde iki ayı geçmemek üzere bir defa uzatılabilecek.
Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri, İçişleri Bakanlığı ile valiler ve kendi amirleri tarafından denetlenecek ve teftiş edilecek. İçişleri Bakanı, bu düzenlemedeki yetkilerinden bir kısmını, Sahil Güvenlik Komutanı'na veya valilere devredebilecek.
Vali; general ve amiraller hariç olmak üzere, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin, askeri görevleri haricindeki diğer görevlerini ilgilendiren disiplin suçları hakkında uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezası verebilecek.
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının kıyafetleri, Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda ifadeler güncelleniyor
Tasarıyla, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 3. maddesindeki tanımlar gözden geçiriliyor, ifadeler güncelleniyor, ihtiyaç duyulan tanımlar ekleniyor ve kanunun tümünde terim birliği sağlanıyor.
İçişleri Bakanlığı, özel kütükleri kağıt, elektronik veya sadece elektronik ortamda tutmaya ve ilgili kurumların uygun görüşünü alarak kağıt ortamında düzenlenen nüfus olayları ve adrese ilişkin dayanak belgelerin bu kurumlarca muhafaza edilmesine yetkili olacak.
İkamet izni verilen yabancılar, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nce kimlik numarası verilerek yabancılar kütüğüne kaydedilecek. Türkiye'de bulunan yabancılara ikamet izni şartı aranmaksızın kimlik numarası vermeye İçişleri Bakanlığı yetkili olacak.
Doğum bildirimi doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşuna da yapılabilecek. Çocuğa konulan ad üç adı geçmeyecek ve kısaltma yapılmadan yazılacak. Doğum raporu ve doğum tutanağının düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı'nın görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
İlgili kanun uyarınca köyken mahalleye dönüştürülen mahalle muhtarlıklarına, evlendirme memurluğu yetki ve görevi verebilecek.
Tasarıyla, Anayasa Mahkemesi'nin, ilgili kanunun "Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir" hükmünü iptal etmesi nedeniyle düzenleme yapılıyor. Buna göre, haklı sebeplerin bulunması halinde aynı konuya ilişkin isim düzeltme yapılması hakimden istenebilecek. Ad değişikliği halinde, nüfus müdürlüğü bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltecek.
Kimlik kartında yetkili bakanlık İçişleri Bakanlığı
Kimlik kartında yer alacak bilgilerle kartın tasarımı, temini, basımı, dağıtım ve teslim yöntemi ile üretim ve kişiselleştirilmesinde kullanılacak sistemi belirlemeye İçişleri Bakanlığı yetkili olacak.
Kimlik kartında yer alacak biyometrik verinin türü, niteliği ve alınma yaşı Bakanlıkça belirlenecek.
Biyometrik verisi alınacak kişilerin şahsen müracaatı esas olacak. Biyometrik verisi alınmayacak çocukların kimlik kartı müracaatı veli veya vasilerince yapılacak.
Kimlik kartı talebinde bulunan kişi ile nüfus kütüklerinde kayıtlı kişinin aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüte düşülmesi halinde, mülki idare amirinin emri ile kolluk kuvvetlerine araştırma yaptırılacak. Kimlik kartına kayıt ve işaret konulamayacak, kimlik kartı hiçbir kişi veya kurum tarafından alıkonulamayacak.
Evlenme işlemi tamamlandıktan sonra çiftlere uluslararası aile cüzdanı verilecek. Uluslararası aile cüzdanı ve mavi kart, İçişleri Bakanlığı'nca belirlenen tasarım ve sayıda Maliye Bakanlığı'nca bastırılacak. Aile cüzdanları ve mavi kartlar, Maliye Bakanlığı'nca yurt içinde nüfus müdürlüklerine ve evlendirme memurluklarına verilmek üzere maliye yetkililerine, yurt dışında ise dış temsilciliklere verilmek üzere Dışişleri Bakanlığı'na gönderilecek.
Uluslararası aile cüzdanları ve mavi kartların en fazla üç bin adedi, bedeli sonradan ödenmek üzere, üç bin adetlik partiler halinde peşin para karşılığında nüfus müdürlüğüne verilecek.
Kimlik kartı, uluslararası aile cüzdanı ve mavi kart bedeli müracaat sırasında tahsil edilecek. Doğum bildiriminin kanuni süresi içinde yapılması halinde, kimlik kartlarından değerli kağıt bedeli alınmayacak. Hatalı yazım nedeniyle iade edilen uluslararası aile cüzdanları ve mavi kartlar değerli kağıt bedelinden düşülecek. Hatalı üretim ya da yazım nedeniyle kimlik kartlarının değiştirilmesi halinde kimlik kartı bedeli alınmayacak.
Gerçek kişiler, nüfus kayıt örneği ve yerleşim yeri belgesini, elektronik ortamda Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü veya e-devlet kapısı üzerinden alabilecek.
Yerleşim yeri ve diğer adres bilgileri, kamu hizmeti veren kurumlara da verilebilecek
Yerleşim yeri ve diğer adres bilgileri; kamu kurumları, bankalar ve sigorta şirketlerinin dışında, elektrik, doğalgaz şirketleri gibi altyapı kuruluşları, doğrudan adres tespiti ile yükümlü kılınan finansal kuruluşlar, kamu hizmeti veren kurumlara da verilebilecek. Bu kurumlar, sadece ilgili kişilerin bilgilerini alabilecek, nüfus kayıt örneği, yerleşim yeri belgesi ve kimlik kartı bilgilerini Kimlik Paylaşımı Sistemi'nden temin edebilecek.
İl özel idaresi ve belediyeler, sorumluluk alanlarındaki adres bileşenlerini standarda uygun olarak tanımlayıp bunlara değiştirilemeyecek sabit tanıtım numarası vererek adres bilgilerini oluşturacak, değişiklikleri 10 işgünü içinde ulusal adres veri tabanına işleyecek.
Tasarıyla, adres bildirimlerinde bildirim yükümlülüğü ve süresine ilişkin esaslar yeniden düzenleniyor, bu konuda bürokrasinin en aza indirilmesi ve işlemlerin süratli bir şekilde yapılması amaçlanıyor.
Adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanı esas alınacak
Buna göre, adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanı esas alınacak, bildirim şahsen veya elektronik imza ile yapılacak. Adres bildirimi, nüfus müdürlüklerine veya dış temsilciliklere yapılacak. Adres bildiriminin 20 işgünü içinde yapılması zorunlu olacak. Yerleşim yeri ve diğer adresi aynı olan ailenin ergin fertleri, birbirlerinin yerine adres beyanında bulunabilecek.
Huzurevi, yetiştirme yurdu, cezaevi, öğrenci yurdu gibi yerlerde kalanların adres bildirimleri ilgili kurum yetkililerince, bildirim yapamayacak durumda olan kimsesizlerin ise muhtarlarca yapılacak. Beyanda şüphe duyulması halinde, kişinin beyanını teyit eden bilgi ve belgeler istenebilecek.
Adres değişikliği beyan formları, elektronik ortamda Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne veya kağıt ortamında en geç 10 işgünü içinde kuruluşun bulunduğu yerin nüfus müdürlüğüne gönderilecek.
Nüfus yazımlarından önce ölenler, aile kütüklerine tescil edilmeyecek. Ancak; yersel yazımdan önce ölen kişiye ait kimlik ile ölüme ilişkin belge ibrazı halinde kişinin kanuni mirasçılarının kaydına açıklama yapılacak. Şüphe duyulması halinde, nüfus olaylarında olduğu gibi, adrese yönelik bildirimlerde de mülki idare amirinin emriyle kolluk kuvvetlerince gerekli inceleme yapılabilecek.
Milli Savunma Bakanlığı, aile kütüklerinde kayıtlı olanlardan, askerlik çağına giren erkek nüfusun listesini Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden alacak.
Kimlik Paylaşımı Sistemi'nde yer alan bilgilerin genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarıyla tüzel kişilerle paylaşılması karşılığında, sorgu veya dönen kayıt başına katılma payı alınacak.
Tasarıyla, nüfus cüzdanlarını kaybedenler ve doğum olayını süresi içinde bildirmeyenlere uygulanan idari para cezasına son veriliyor. 2014 yılı için adres ve evlenme bildirimlerini süresi içinde yerine getirmeyenlere uygulanan idari para cezası 436 TL'den 80 TL'ye, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara uygulanan idari para cezası ise 875 TL'den 500 TL'ye indiriliyor.
Soyadı Kanunu'na aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası bulunan ad ve soyadları mahkeme kararı aranmaksızın il veya ilçe idare kurulu kararıyla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilecek
Boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadının evlenmeden önceki soyadını; eşinin soyadı ile birlikte önceki soyadını taşıyan kadının sadece eşinin soyadını kullanmak istemesi halinde, nüfus müdürlüğünce gerekli işlem yapılacak
Nüfus müdürlükleri tarafından "mirasçılık belgesi" verilebilecek
Pasaport hizmetlerini Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yürütecek
Soyadı Kanunu'na aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası bulunan ad ve soyadları mahkeme kararı aranmaksızın il veya ilçe idare kurulu kararıyla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilecek.
Kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarıya göre, İçişleri Bakanlığı, nüfus olayları ve adrese ilişkin dayanak belgesi düzenleyen kurumlara ve dış temsilciliklere bu belgeleri elektronik ortamda gönderme veya tescil yetkisi verebilecek.
Yazılı talepte bulunmak kaydıyla; boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadının evlenmeden önceki soyadını; eşinin soyadı ile birlikte önceki soyadını taşıyan kadının sadece eşinin soyadını kullanmak istemesi halinde nüfus müdürlüğünce gerekli işlem yapılacak.
1 Temmuz 2015 tarihinden itibaren vuku bulan ölüm olaylarının tespiti kurum ve noterler tarafından Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden yapılacak. Bu tarihten önceki ölüm olayları nüfus müdürlüğünce ilgili kurumlara gönderilmeye devam edilecek.
30 yıl işlem görmeyen 110 yaş üstündekiler ölü sayılacak
İlgililerin talebi halinde nüfus müdürlükleri tarafından mirasçılık belgesi verilebilecek. Mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması veya mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi durumunda, mirasçılık belgesi nüfus müdürlükleri tarafından verilmeyecek.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle merkezi veri tabanında yer alan kayıtlara göre son 30 yılda işlem görmeyen, halen ölü mü sağ mı oldukları bilinmeyen ve 110 yaşın üstündeki kişiler ölmüş sayılacak; sağ olduğu tespit edilenlerin kaydı idarece düzeltilecek.
Bakanlık adına ihdas edilmiş olup Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü adına tahsis edilmiş kadrolardan bin adedine Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu kapsamındaki sınırlamalara tabi olmaksızın 2015 yılı içinde atama yapılabilecek.
Soyadı Kanunu'nun "Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadları kullanılamaz" maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası bulunan ad ve soyadları mahkeme kararı aranmaksızın il veya ilçe idare kurulu kararıyla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilecek.
Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilecek. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilecek.
Göçmen olarak Türk vatandaşlığına alınanlardan doğum yeri ve tarihi hatalı olan kişilerin kayıtları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde usulüne göre onaylanmış doğum belgeleri ile müracaatları halinde nüfus müdürlüğünce düzeltilecek.
Genel ahlaka aykırı faaliyetlerde bulunanlar vatandaşlık kazanamayacak
Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Türk vatandaşlığının kazanılmasında milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek hali bulunan yabancıların taleplerinin İçişleri Bakanlığınca reddedilmesi durumunda açılan idari davalarda idare aleyhine yaşanan hukuki sorunlar gideriliyor.
Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan evlilik öncesi genel ahlaka aykırı faaliyetlerde bulunanlar, vatandaşlık kazanamayacak.
18 yaşını tamamladığı halde aile kütüklerine kaydedilmemiş olan kişilerin, anne veya baba, bunların ölmüş olması halinde varsa kardeşleri ile soybağını gösterir tıbbi rapor ibraz etmeleri halinde başka bir belge istenmeden tescil işlemi yapılacak.
Umuma mahsus pasaport almak isteyenlerin başvuru yerleri ve istenecek belgeler İçişleri Bakanlığı'nca tespit edilecek.
Demiryolu personeli kimlik belgeleri, anlaşmalarda öngörülen yetkili makamlarca tasdik edilmedikçe pasaport yerine kullanılamayacak.
Gemi adamı cüzdanı ve uçak mürettebatı belgesini düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlar, ilgililerin haklarında tahdit bulunup bulunmadığını yetkili merciden teyit etmek zorunda olacak.
Devlet Memurları Kanunu'nun pasaport alımında eğitim durumlarına göre yaptığı tasnif, Pasaport Kanunu'nda da geçerli olacak. Buna göre, hususi pasaport alacaklarda en az lise veya dengi okul mezunu olma şartı aranacak.
Elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı ile elektronik imza işlemleri yapabilecek.
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı yeniden yapılandırılıyor
Pasaport hizmetlerini yürütme görevi İçişleri Bakanlığının görevleri arasında olacak.
Kaçakçılık istihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı'nın görevleri İller İdaresi Genel Müdürlüğüne devrediliyor.
Pasaport hizmetlerini yürütmek; pasaport ve sürücü belgelerinde yer alacak bilgiler ile biyometrik verinin türünü tespit etmek, bu belgelerin tasarımı, temini, basımı, dağıtım ve teslim yöntemi ile üretim ve kişiselleştirilmesinde kullanılacak sistemi belirlemek ve bu işlemleri yürütme görevleri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne veriliyor.
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli olarak yeniden yapılandırılıyor.
İçişleri Bakanlığının taşra teşkilatı kadrolarından 500 adedine Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu kapsamındaki sınırlamalara tabi olmaksızın 2015 yılı içinde atama yapılabilecek.
Tazminat davası idare aleyhine açılabilecek
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna'na eklenen maddeyle, ön inceleme, disiplin soruşturması veya diğer idari soruşturmaları yapmakla görevlendirilenlerin, görevleriyle ilgili olarak yaptıkları işlemlerden, yürüttükleri faaliyetlerden, düzenledikleri raporlar ile görüş yazılarında belirttikleri kanaatlerinden veya kanunla verilen yetkilere dayanarak aldıkları tedbirlerden dolayı ancak idare aleyhine tazminat davası açılabilecek.
Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa görevliler aleyhine tazminat davası açılamayacak. Ancak bu görevlilerin suç sayılan eylemleri ile kin, garez ve hatıra dayalı olarak veya baskı veya telkinle kanaat oluşturduğu ya da değiştirdiği kesinleşmiş yargı ya da disiplin kurulu kararıyla tespit edilirse, idarenin görevliye rücu hakkı saklı olacak.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan davalar, kesinleşmemiş hükümler, miktar veya değeri itibarıyla temyiz veya karar düzeltme yoluna gidilemediği için kesinleşen hükümler bakımından da uygulanması ve davaya idare aleyhine devam olunacak.
Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler, elektrik ve doğalgaz alımı ile sabit ve ankesörlü telefon hizmetleri, acil yardım çağrıları hizmetleri, internet hizmetleri, deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetleri ile elektronik haberleşme hizmetleri alımlarının üç yılı geçmemek üzere gelecek yıllara sari olacak şekilde yüklenilebilecek.
Tasarı ile İçişleri Bakanlığı'na 43 kadro ihdas ediliyor.

13 Mart 2015 Cuma

Gümrük işlemlerinde ithalâta konu ürünler gümrük lâboratuvarları dışındaki akredite laboratuvarlarda da tahlil edilebilecek.

Gümrük işlemlerinde ithalâta konu ürünler gümrük lâboratuvarları dışındaki akredite laboratuvarlarda da tahlil edilebilecek.
13 Mart 2015 CUMA 
Resmî Gazete   
Sayı: 29294
YÖNETMELİK
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:
GÜMRÜK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 7/10/2009 tarihli ve 27369 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 198 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (e) bendi eklenmiştir.
“e) 201 inci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca yapılacak tahliller için numune alınmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”
Tahlillerin yapılması ile ilgili hususlar
MADDE 201 – (1) Laboratuvar tahlillerinin gümrük laboratuvarında yapılması esas olmakla birlikte gümrük laboratuvarları dışındaki akredite laboratuvarlara da tahlil yaptırılabilir. Tahlilin yaptırılacağı akredite laboratuvarın tespitinde eşyanın özelliklerine göre istenilen tahlili yapabilecek sırasıyla en yakın üniversite, ilgili bilimsel kuruluş, uzman ve uygulayıcı kurum laboratuvarları, özel laboratuvarlar dikkate alınır. Akredite laboratuvarlarca düzenlenecek tahlil raporları doğrudan gümrük beyannamesinin tescil edildiği gümrük müdürlüğüne gönderilir. Muayene ile görevli memur tarafından eşyanın tarife tespitinin yapılamaması durumunda, tahlil sonuçları tarife tespiti amacıyla en yakın gümrük laboratuvarına gönderilir. Tahlil masrafları yükümlü tarafından karşılanır.
(2) Tahlilin gönderildiği gümrük laboratuvarında yapılamaması halinde bu tahlil, masraflarının yükümlülerce karşılanması şartıyla gümrük müdürlüklerince uygun görülen akredite laboratuvarlarda yaptırılabilir. Tahlilin yaptırılacağı laboratuvarın tespitinde birinci fıkrada belirtilen sıra takip edilir.
(3) Numunenin gümrük laboratuvarlarına gönderilmesinin tehlikeli veya külfetli veya özellik arz ettiği belirlenen durumlarda ithalatın gerçekleştiği gümrük idarelerinde analiz cihazı bulundurulmasına veya yükümlüsünce yerinde tahlil için gerekli laboratuvar olanaklarının sağlanması halinde, laboratuvar tahlilinin buralarda yaptırılmasına ve söz konusu tahlilleri yapmak üzere kimyager görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(4) Bakanlık birinci fıkra hükmüne göre gümrük laboratuvarında tahlile tabi tutulan eşyayı, akredite dış laboratuvarlarda tekrar tahlil yaptırma yetkisini haizdir. Gümrük laboratuvarının analiz sonuçları ile akredite dış laboratuvara yaptırılan analiz sonuçlarının uyuşmaması halinde, tahlil masrafları yükümlüsünce ödenmek şartıyla eşyanın tahlili başka bir akredite laboratuvarda tekrar yaptırılabilir. Bu durumda eşyanın mahiyeti ve GTİP’i hakkındaki nihai karar Bakanlıkça verilir.
(5) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca kendi mevzuatları gereği yapılan ve yaptırılan tahlillere ilişkin raporların gümrük laboratuvarlarına ibrazı durumunda, hangi hallerde yeniden tahlil yapılmayarak ibraz edilen tahlil sonuçları üzerinden laboratuvar raporu düzenleneceğine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. 
(13 Mart 2015 CUMA Resmî Gazete   Sayı: 29294)

28 Ocak 2015 Çarşamba

"Ekonomide Dönüşüm Programı" açıklandı

Ekonomide Dönüşüm Programı açıklandı
Türkiye ekonomisinde yeni sıçramalar yapacak olan 10. Kalkınma Planı Öncelikli Dönüşüm Programı'nda konuşan Başbakan Davutoğlu, "Bu programla başta yurt dışındaki vatandaşlarımız olmak üzere ülkemizi cazibe merkezi haline getireceğiz." dedi.
İŞGÜCÜ PİYASASININ ETKİNLEŞTİRİLMESİ
Davutoğlu, İşgücü piyasasının etkinleştirilmesi, temel mesleki becerileri geliştirme, nitelikli insan gücü ile beyin göçünü çağırma, sağlıklı yaşam ve hareketlilik, yerelde kurumsal kapasitenin gelişitirilmesi, rekabetçiliği ve sosyal uyumu geliştirme, kalkınma için uluslararası işbirliğini geliştirme, kayıtdışı ekonominin azaltılması programıyla birlikte, işsizliğin azaltılması, kadın istihdamının artırılması, iş gücü piyasasının etkin hale getirilmesini hedefliyoruz. Esnek çalışma biçimlerini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi.
İşgücü piyasasının etkinleştirilmesi
Bu programın hedefi işsizler ve işgücü piyasasına giremeyen kadınlar. Bu program ile işsizliği düşürmeyi hedefliyoruz. Kadınların işgücü piyasasında daha etkin olmalarını amaçlıyoruz. Program sonunda kadınların işgücünekatılım oranlarını her yıl 1 puan arttırmayı planlıyoruz. Esnek çalışma planlarını arttırmayı hedefliyoruz. Kadın girişimciliği arttıracağız. Aktif işgücü için bir izleme sistemi kuracağız.
Programların takibini 81 il üzerinden gerçekleştireceğiz. Kıdem tazminatı için gerekli mevzuati düzenlemeleri yapacağız. İşsizlik sigortalarında yararlanma sürelerini uzatıp yararlanma koşullarını esneteceğiz. Sosyal yardım bilgi sistemini geliştireceğiz. Sosyal yardım ile istihdam arasında bağlantı kuracağız.
Temel mesleki becerileri geliştirme
Mesleki eğitimleri iş gücü piyasasına göre ayarlayacağız. İki sömestr, üç sömestırlı uygulamaları başlatacağız. Burada tatili kaybetmiyoruz. Fabrikaların sektörlerine yönelik okul açabilmeleri için destek sağlayacağız. Atölye ortamlarını iyileştireceğiz. Yerel yönetimlerin ve sektörlerin bu kapsama dahil olmasını sağlayacağız. Eğitim müfredatını sanat ve sportif faaliyetleri öne çıkartacak şekilde geliştireceğiz. Sanat ve sportif faaliyetin eğitimin bir parçası olarak kabul edilmesi gerekiyor.
Nitelikli insan gücü
Beyin göcünde geri dönüş de diyebiliriz. 28 Şubat ve 12 Eylül gibi darbe dönemlerinde yurtdışına kaçan iyi eğitim görmüş insanlar Türkiye'ye geriye dönüyor. Bizim burada bir çekim merkezi oluşturmamız gerekiyor. Bu program ile yerli ve yabancı niteliki insan gücü için ülkeyi çekim merkezi haline getireceğiz. Yurtdışında iyi eğitim görmüş insanlarımız Türkiye'de daha iyi şartlarda çalışmak istiyor. Amacımız beyin göçünü engellemek ve Türkiye'yi cazip kılmak."
Sağlıklı yaşam ve hareketlilik
Hastanalere ihtiyaç olmasın diye bir çabayla yaparsak işte o zaman hastaneleri bir sektör olarak uluslararası alana açarız bizim insanımız da gelen hastalara ev sahipliği yapar. Okulların artması eğitim için önemli. Hapishanelerin artması Adalet Bakanlığı için ihtiyaç değildir. Öyle bir anlayış yapalım ki hapishanelere ihtiyaç olmasın. Yine bu programla tütün, alkol ile mücadelemiz devam edecek. Hareketli yaşam alışkanlığını temin etmek, gıda güvenilirliğini arttırmak. Bu programda da 57 adet eylem var.
Yerelde kurumsal kapasitenin gelişitirilmesi
Yerel yönetimlerin proje üretme kapasitesini geliştireceğiz. Vatandaşın belediye memnuniyetlerini belirli aralıklarla ölçeçeğiz. Büyükşehir belediyelerinin akıllıkent programlarını geliştireceğiz. Büyükşehirlerde kırsal alanın ihmal edilmemesi için bütçelerinden belli oranda bu alanlara ayrılmasını titizlikle takip edeceğiz. Şehir bilincinin yerleşmesi için hertürlü çalışmaya yapacağız. Yöneticiler için sistematik programlar gerçekleştireceğiz. Proje bazlı destekler ile STK'ları geliştireceğiz.
Rekabetçiliği ve sosyal uyumu geliştirme
Şehirlerimizin dezavantajlarını azaltmayı, yaşam kalitesini artırmayı planlıyoruz. Şehir sakinleri arasında sosyal uyumu geliştirecek uygulamaları hayata geçireceğiz.
İmar değişiklikleriyle oluşan değer artışlarından kamunun pay almasını sağlayacağız. Bu kesinlikle rant vergisi değil. Arsa geliştirme çalışmaları olarak yerel yönetimlere destek vereceğiz. tarihi şehirlerinin canlandırılmasına yönelik hizmet vereceğiz.
Piyasaya arz edilen uygunsuz ithal ürünlerin kullanılmasını engelleyeceğiz.
Kalkınma için uluslararası işbirliğini geliştirme
Küresel farkındalığı artırmaya yönelik eğitimler vereceğiz. Eğitim kurumlarında yabancı dilin etkinliği konusunda çalışmalar yapacağız. Eğitimde uluslararası hareketlilik ve işbirliği sağlayacağız.
Kamu kurumlarında dış ilişkiler uzmanlığı kadrosu oluşturacağız. kamu kuruluşlarını bütçe ve insan bakımından güçlendireceğiz.
Kayıtdışı ekonominin azaltılması
Kayıtdışı istihdamı analiz edip yol açtığı sorunları ortaya çıkartacağız. Vergi tahsilatını artırmak amacıyla ödeme terminalleri kuracağız.
Akaryakıt ve LPG taşımacılığında kullanılan ürünün takibini sağlayacak bir sistem kuracağız.
Vergi ve sosyal güvenlik bilincini geliştirmek için görsel medyayı kullanacağız.
[Ulusal Haber & Ulusal Ajans; 28 Ocak 2015 Çarşamba 12:31; Güncellenme Tarihi 28 Ocak 2015 Çarşamba 12:32]

20 Aralık 2014 Cumartesi

Fethullah Gülen'in Amerika'dan iadesi istenecek!.. Bir başka ülkenin, bir kişi hakkındaki iade talebinde ABD’de süreç nasıl işler?

Bir başka ülkenin, bir kişi hakkındaki iade talebinde ABD’de süreç nasıl işler?
ABD’nin suçluların iadesini düzenleyen yasasına(18 U.S.C. § 3184) göre suçluların iadesi sadece ABD ile talepte bulunan ülke arasında suçluların iadesi antlaşması mevcutsa söz konusu olabilir. Çok istisnai durumlarda böyle bir sözleşme yoksa bile iade talebi kabul edilebilir. Suçluların iadesi, her ülke ile yapılan ayrı ayrı antlaşmalara göre olduğundan, süreç o ikili antlaşma çerçevesinde ilerler. Yani ülkeden ülkeye farklı süreçler söz konusu olabilir.
İşte ABD’nin diğer ülkelerden gelen iade talebine uyguladığı sürecin temel işleyişi ile ilgili sorular ve cevapları:
Bir kişinin iade talebinde ABD’deki muhatap devlet erki hangisidir?
Kişinin bir başka ülkeye iadesi, temel olarak bir dış politika kararıdır. Yargısal değil idari bir süreçtir. Bu sebeple muhatap ABD yürütme erki adına Dışişleri Bakanlığı’dır. Talep diplomatik yoldan iletilir. Yani ilgili ülkenin Washington DC’deki büyükelçiliği, mahkum olmuş suçlunun veya hakkında yakalama müzekkeresi bulunan zanlının iadesi talebini gerekli belgelerle beraber ABD Dışişleri Bakanlığı’na iletir. Eğer, ABD açısından da kabul edilebilir bir gerekçeyle ‘acil tutuklanma’ talebi varsa Dışişleri Bakanlığı yerine doğrudan Adalet Bakanlığı’na bir müracaat da yapılabilir.
Dışişleri Bakanlığı süreci nasıl yönetir?
İade talebini alan ABD Dışişleri Bakanlığı talebin iki ülke arasındaki anlaşmaya uygun olup olmadığına ilişkin ön incelemesinden sonra, talebi yerinde görürse, hazırladığı belgelerle birlikte ABD Adalet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Dairesi’ne (OIA) gönderir.
OIA, talebin ABD yasalarına ve iki ülke arasındaki antlaşmaya uygun olup olmadığını, atılı suçun, ikili antlaşmada sayılı suçlardan biri olup olmadığını inceler. Belgelerin (talep eden ülkenin mahkeme kararı, yakalama müzekkeresi, suça uygulanacak veya uygulanmış yasa maddelerinin tam metinleri vb) eksiksiz olup olmadığına bakar. Bazı suçlarda, iadesi talep edilen kişinin, ABD vatandaşı veya kalıcı göçmen statüsüne (green card sahibi) sahip olmaması gerek.
OIA talebin hukuksal olup olmadığına ve ABD yasasınca varlığı zorunlu görülen talep belgelerinin eksiksiz olup olmadığını kontrolden sonra tekemmül eden dosyayı, zanlının ikametinde yetkili mahkemeye gönderir.
Mahkemeye neye göre kara verir?
Her ne kadar zanlı veya suçlunun bir başka ülkeye iadesi süreci yargısal değil idari bir süreç olsa da, ABD mahkemeleri, Dışişleri Bakanlığı iade yönünde görüş bildirmişse bile, iadenin reddine karar verebilir. Çünkü ABD Anglo-Sakson hukuk sistemine sahiptir. Mahkemelerin hukuk yarattığı bir sisteme sahiptir. ABD mahkemeleri, kendilerine gelen ‘iade’ taleplerinde, suça ilişkin somut deliller bulunup bulunmadığını ve zanlının bu suçla ilişkisine dair delilleri çok titizce incelemeleriyle ünlü.
İade taleplerinde mahkemeler genellikle şu beş faktöre bakar:
İade konusunda iki ülke arasında geçerli bir antlaşma var mı?
Atılı suç, bu antlaşmada açıkça belirtilen bir suç mu?
Atılı suç, ABD yasalarına göre de suç mu?
Talep edilen kişinin talep eden ülke ile yasal bağı var mı? Suç nerede işlenmiştir?
İadesi talep edilen kişinin, iadeye konu edilen suçu işlediğine ilişkin inandırıcı bir gerekçe var mı? Adil şekilde yargılanmayacağı endişesi mevcut mu?
Eğer mahkeme, hakkında ülkesinde yakalama kararı olan kişinin iade edilmesi gerektiğine ikna olursa, hazırladığı ‘iade edilebilir’ zaptını ABD Dışişleri Bakanlığına gönderir. Bu aşamadan sonra ABD Dışişleri Bakanlığı’nın zanlıyı veya suçluyu iade edip etmeme konusunda idari takdir hakkı yine vardır. Dışişleri Bakanı’nın nihai kararına karşı yargı yolu kapalıdır.
Eğer Bakanlık, kişiyi talep eden ülkeye iade etmeye karar verirse durumu Adalet Bakanlığı’nın OIA dairesi aracılığıyla ilgili ülkeyi bilgilendirir ve kişinin iadesinin zamanı, şekli karşılıklı görüşmeyle kararlaştırılır.
İadesi talep edilen kişinin mahkeme kararına karşı temyiz hakkı var mı?
Hayır. Ne iadesi talep edilen kişi ne de ABD hükümeti mahkeme kararını temyiz edemez. Ancak bununla beraber iade edilmesine karar verilen kişi, bir mahkemeye çıkarılma dilekçesi verebilir. İkamet ettiği bölge mahkemesinde hakim karşısına çıkarılacak kişi hakkında bu mahkemenin vereceği karar ise ABD Anayasası gereği ‘temyiz edilebilir’ bir karardır. Bu dava ve temyiz süreci ise iade sürecini uzatır.
Peki iadeye konu olmayacak suç var mı?
Evet. ABD yasalarına göre siyasi suçlar, iadeye konu olamaz. Kişiye atılı suçların ‘’politik doğası’’ olup olmadığı gerek ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ön incelemesinde, gerek Adalet Bakanlığı incelemesinde öncelikle mahkeme aşamasında ise titizlikle incelenir. Talep eden ülkenin politik yönetiminin, talep edilen hakkındaki politik kampanyası mevcutsa, talebin mahkemece kabulünü imkansıza yakın hale getirir. Kaldı ki iade talebine konu kişi talep eden ülkede bizzat bir şiddet eylemine karışmışsa bile, eğer, şiddet eyleminin savaş, devrim, isyan gibi politik şiddet ortamlarında işlendiğini ispatlarsa, yine mahkemece bu muafiyetten yararlandırılabiliyor. Günümüzde kimin ‘terörist’ olup olmadığı ülkeden ülkeye değişkenlik gösterdiği için talep eden ülkenin ‘terörist’ veya ‘şiddet suçu’ ile talebinden çok, atfedilen bu eylemlerin ABD yasalarındaki tariflere uygunluğu, ve talep edici ülkenin bu atıflarında politik motivasyon bulunup bulunmadığı kendiliğinden dikkate alınır.
Türkiye ile ABD arasında suçluların iadesi antlaşması var mı?
Evet iki ülke arasında bir sözleşme var. 1979 yılında imzalandı ve 1 Ocak 1981 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bu antlaşmaya göre iadeye konu olmayacak suçlar hangileridir?
Talebe konu suç siyasi nitelikte ise, siyasi suçlarla veya suç atılı kişinin siyasi görüşleriyle irtibatlı ise ilgili kişinin iadesi söz konusu olamaz. Bir devlet başkanına veya hükümet başkanına veya aileleri üyelerinden birine karşı işlenmiş veya işlenmeye teşebbüs edilmiş bir suç siyasi suç sayılamaz. Yine,
– Talebe konu suç sırf askeri nitelikte bir suç ise,
– Zamanaşımı gerçekleşmişse,
– İadesi istenilen kişi, iade talebine konu olan suçtan ötürü istenilen devlette yargılanarak kesin ve bağlayıcı bir hükümle beraat etmiş veya mahkum olmuş ise,
– Talebe konu olan suç, istenilen tarafın ülkesinde işlenmiş olup da yargı yetkisi nedeniyle onun adli makamlarına intikal ettirilmiş veya intikal ettirilecek ise,
– Talebe konu olan suç, taraflardan birinde çıkarılan genel veya özel affa konu olmuş veya olmakta ise, iadesi talep olunan kişi iade edilmez.
İade süreci ne kadar sürede gerçekleşir?
Bu vakadan vakaya değişir. Açık delilli tartışmasız vakalarda yazışma ve mahkeme süreci hızlı ilerler. Ancak, atılı suçun ‘politik doğası’ şüphesi varsa, oldukça uzun bir süreç işler. Bu tür durumlarda yıllar sürebilir.
REF: AMERİKA BÜLTENİ (19 Aralık 2014)
SÖZLEŞME İLE İLGİLİ AYRINTILI BİLGİLER:
Türkçe metin:
İngilizce metin:

11 Aralık 2014 Perşembe

UND, UTİKAD, İGMD, MÜSİAD VE İTO TARAFINDAN YAPILAN ORTAK AÇIKLAMA: ‘Mevzuat değişikliği ihracatı geriye götürür, 10 yıl heba olur’

‘Mevzuat değişikliği ihracatı geriye götürür, 10 yıl heba olur’

UND, UTİKAD, İGMD, MÜSİAD ve İTO üyeleri yaptıkları ortak açıklamada, gümrük mevzuatındaki son değişikliği eleştirerek, “Son 10 yılın kazanımları heba ediliyor” dedi
‘Mevzuat değişikliği ihracatı geriye götürür, 10 yıl heba olur’
İİSTANBUL (DÜNYA) - Gümrük Yönetmeliği’nde ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Tebliği’nde yapılan değişikliklere tepki gösteren UND, UTİKAD, İGMD, MÜSİAD ve İTO üyeleri İstanbul’da bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması yaptı. Gümrük mevzuatında yapılan değişikliklerin son 10 yılın kazanımlarını bir kalemde heba ettiğini belirten üyeler, “Sektörün görüşü alınmadan yapılan son değişiklikler, dış ticaretimize büyük zarar verecek ve 2023 hedeflerini imkânsız hale getirecektir. İhracata dayalı bir büyüme politikası izleyen ülkemizin dış ticareti daralacaktır. Gümrük mevzuatı değişikliği ile yavaşlayacak ithalat ve ihracat operasyonları sebebiyle şehiriçi TIR trafiği artacak ve bu durum İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşamı zorlaştıracaktır” yorumunda bulundu. 
Ekonomiye zarar verir 
Birkaç suiistimal sebebiyle tüm sorumluluğun Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri (YGM) üzerine bırakılmasının yanlış bir uygulama yarattığını ifade eden sektör temsilcileri gümrük idarelerinin denetim ve gözetim yetkisinin her zaman mevcut olduğu düşünüldüğünde iki ayrı kontrol mekanizmasını bire indirmek ve bu işleri “sayıca yetersiz” gümrük memurlarına vermek ciddi gecikmelere neden olacağını ve ülke ekonomisine zarar vereceği görüşündeler. Sektör temsilcileri ayrıca uygulamanın Kyoto Sözleşmesi”ni ihlal ettiğini ifade ettiler.
Antrepo teminat sistemi değişti 
Antrepolardaki mevcut “götürü teminat” sisteminin iptal edilmesi ile birlikte antrepo işleten sektör mensupları büyük mağduriyet yaşayacağı belirtilen açıklamada, mevcut sistemde, antrepo işleticileri tarafından verilen teminatların yeterli olmadığı gibi durumlar ile karşılaşılmazken anılan teminatların arttırılması antrepoların işletme maliyetlerini artıracağı ve ilave bürokratik işlemler yaratacağı ifade edildi. 
Devletin depolama yerlerinin kapasitesi ve koşulları yetersiz 
İstanbul genelindeki 216 adet genel antrepo yaklaşık 1 milyon metrekarelik toplam alana sahip olduğu vurgulanan ve teminat tutarını karşılayamayacak olan antrepolara konulamayan eşyalar sadece 20’de 1 oranındaki 50 bin metrekare ile sınırlı olan ve son derece yetersiz koşullara sahip, elleçleme ve aktarma işlemlerinin herhangi bir sigorta koruması kapsamında yapılmamasından dolayı hasar durumlarında muhatapsız kalınan devletin geçici depolama yerlerine konulmak zorunda kalınacağı belirtilen açıklamada; İthalat ve ihracat işlemlerinde büyük kayıplar ve beklemelerin yaşanacağı, taşımacılık sektöründe büyük düşüş olacağı, ve iş kayıplarının yaşanacağı ifade edildi. 
Tüm sektör cezalandırılmamalı 
Açıklamada, "Son dönemde birkaç firma tarafından gerçekleştirilen ihlallerin tüm sektöre mal edilmesi ve tüm sektörün töhmet altında bırakılması, yapılan haksızlığın bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Yaklaşık yıllık 6,.5 milyon Antrepo Beyannamesi ve Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi içindeki sadece birkaç suiistimalin tüm sektöre yüklenmesi ile büyük mağduriyet yaratılmakta ve suçlu ile suçsuzu ayırt etmeksizin herkesin cezalandırılmakta" denildi. 
Artan fiziki kontrol zarar veriyor 
Uygulamayla, "1996 yılında gümrük idarelerinin revizyonu ile ilgili Dünya Bankası'ndan almış olduğu kredi kapsamında verilen "fiziki kontrol oranları ihracatta %5, ithalatta ise %15’i geçmeyecek” taahhüdünden uzaklaşılmaktadır" denilen açakamada son derece modern ve elektronik risk analizlerinin yapıldığı bir ortamda etkin denetim uygulamalarının işletilememesi ve ticaretin kolaylaştırılması hedefl erine aykırı şekilde fiziki kontrol oranlarının %80’e yaklaşması ticari hayata zarar vereceği belirtildi.
2023 yılı hedefleri risk altında! 
2023 dış ticaret hedefimizin sekteye uğrayacağı vurgulanan açıklamada “Ülkemizin 2023 yılına ilişkin 500 milyar dolar hedeflerine ulaşılması ve hükümetimizin ihracata dayalı büyüme modelinin devam ettirilmesi adına birkaç vaka sebebiyle ülkemiz dış ticaretine zarar verecek uygulamalara gidilmemesi, son yapılan Gümrük Mevzuat değişikliklerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı önderliğinde yeniden gözden geçirilmesi ve yasal ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ve yasal olmayan ticaret ile etkin ve ortak akıl ile mücadele edilmesi önem arz etmektedir” denildi