5 Mart 2016 Cumartesi

GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI İLE ALDATILDIK; SATILDIK VE SOYULDUK!, Adnan Pelvanlar

GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI İLE ALDATILDIK; SATILDIK VE SOYULDUK!..  
Adnan Pelvanlar
TÜİK verilerine göre, iş aramayıp iş bulsa çalışacak olanlarla birlikte 2015 Kasım ayı itibariyle işsiz sayımız 5 milyon 480 bin. Fiili işsizlik oranı yüzde 18.40, gençlerde ise yüzde 19.1 oldu.
Demek ki işsizlere iş yaratacak, üretim yapacak sanayi ve tarım kesiminde işletme sayımız yetersiz.
Çarşı, pazara baktığımızda tükettiğimiz hemen hemen tüm mallar ithal; tahta keser-çekiç sapları, ayakkabı, çanta, elektrikli cihazlar, beyaz peynir, bisküvi, pirinç, mısır, tütün, pamuk, iplik, et, meyve vd. Demek ki yabancı ülkeler üretiyor, üretirken de kendi halkına iş yaratıyor. Biz ise yabancıların mallarını alıp tüketirken, üretmediğimizden dolayı işsiziz. 
Peki, neden üretmiyoruz, üretemiyoruz? İğneden ipliğe bu malları ithal etmek zorunda mıyız? Evet, zorunda değildik ama zorunda bırakıldık. Nedeni de Gümrük Birliği’ne üye olmamızdır.
1995’de Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması, bize atılmış büyük bir kazıktır. Bu anlaşmayı tüm uyarılara rağmen imzalayanlar dönemin hükümet ortakları neoliberal Tansu Çiller ve sosyal demokrat(!!!) Murat Karayalçın’dır.
Üstelik Gümrük Birliği Anlaşması’nı, TBMM’ne getirmeden, Meclis’te tartışmadan, Anayasa’ya aykırı olarak bir oldubittiyle imzaladılar.
GB görüşmeleri sırasında Kıbrıs Rum kesiminin AB’ye başvurusunu, veto etme hakkımız varken, bu yetkimizi kullanmayıp, Rumlara AB yolunu açan da sosyal demokrat(!!!) Murat Karayalçın’dır.
Türkiye, GB Anlaşması nedeniyle AB’nin belirlediği dış ticaret politikalarına uymakla yükümlüdür. Bu nedenle, bugün Türkiye’nin bir dış ticaret politikası yoktur. Türkiye’nin 3. ülkelerle olan dış ticaret sözleşmelerini Avrupa Birliği, Türk makamlarına danışmadan imzalamaktadır. 
AB ile dış ticaret sözleşmelerini imzalayan Brezilya, Meksika, Çin, Hindistan gibi ülkeler, Türkiye’ye gümrüksüz mal satabilirken, Türkiye’nin bu ülkelere ihraç edeceği ürünlere yüksek vergi uygulanmaktadır. Açıklaması şöyle: “Türkiye, GB üyesidir, AB üyesi değildir, bu anlaşmaya tek taraflı uyar, sıfır gümrüklü ihracattan yararlanamaz.”
İnanması zor ama neoliberal Tansu Çiller ile sosyal demokrat(!!!) Murat Karayalçın’ın imzaladıkları Gümrük Birliği Anlaşması’nın içeriği işte böyle. Üstelik AB üyesi olmadan, GB üyesi olan tek ülke Türkiye.
Bu nedenle, bir taraftan ihracatımız kısıtlanırken, diğer taraftan sıfır gümrükle gelen yabancı malların rekabetine karşı sanayimizi koruyacak bir yapıdan yoksunuz. GB’nin 1 Ocak 1996’da yürürlüğe girdiği tarihten bugüne son 20 yılda sanayimiz ve tarımımız önemli ölçüde gerilemiştir.
Dış ticaret açığımızın, işsizliğimizin ana kaynağı GB Anlaşması’dır. Buna bir de AKP’nin yalnızca inşaata dayalı ekonomi ve dış politikasındaki yanlışlar eklenince ekonomimizde büyük bir çökme yaşadık.
Bu tuzağa neden düşürüldük? 1961 anayasası, planlı ekonomi ile sosyal devlet düzeni getiriyordu. ABD ve Avrupa bundan rahatsız oldu. Önümüze Avrupa Birliği üyeliğini koydular. AB’ye alıyormuş gibi yaparak içimizdeki Batı yanlılarına GB’yi imzalattılar.
Gümrük Birliği Anlaşması’nı destekleyenler; Atatürk Türkiye’sinden rahatsız olanlar ve Batı ile işbirliği yapan büyük holdinglerdi. Ayrıca, GB Anlaşması’na destek veren bölücü örgütler ve PKK idi.
Çünkü Türkiye, AB’ye tek yanlı bağlandıkça ve AB boyunduruğuna girdikçe emellerini gerçekleştirebileceklerini düşünüyorlardı.
1 Ocak 1996’da Gümrük Birliği’ne katılmamızın bedeli çok yüksek olmuştur. Türkiye’nin, Mustafa Kemal Atatürk ilkelerine bağlı yeni bir yol çizme zamanı gelmiştir. Başka çaremiz yoktur.
NOT: Avrupa’yı çağdaş(!!) bir dünya olarak duyuran Kılıçdaroğlu, Murat Karayalçın’ı da nedense yanından hiç eksik etmedi!
Kaynak: 
Prof. Dr. Erol Manisalı, Türkiye’nin Askersiz İşgali: “Gümrük Birliği” - Truva Yayınları - 2006

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder