27 Haziran 2014 Cuma

TBMM’DEKİ YASA TASARISINA GÖRE: “YOĞUN BAKIM HİZMETLERİ TEHDİT ALTINDA‏”

TBMM’DEKİ YASA TASARISINA GÖRE: “YOĞUN BAKIM HİZMETLERİ TEHDİT ALTINDA‏”
TÜRK ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASON DERNEĞİ İLE 
TÜRK YOĞUN BAKIM
DERNEĞİ'NİN BASIN AÇIKLAMASI
-YOĞUN BAKIM HİZMETLERİ TEHDİT ALTINDA…
-YOĞUN BAKIM UZMANI SAYISININ YETERSİZLİĞİNE KARŞI GÜNDEN GÜNE ARTAN YOĞUN BAKIM HİZMETLERİNİN ARTMASI SAĞLIKTA ÖNEMLİ BİR KRİZİN YAKLAŞTIĞININ HABERCİSİ…
- TBMM’DEKİ YENİ YASA TASARISINA GÖRE TÜRKİYEDEKİ YAKLAŞIK 1500 SAĞLIK KURULUŞUNDAKİ YAKLAŞIK 26 BİN YATAĞA 208 YOĞUN BAKIM UZMANININ BAKMASI GEREKECEK…
- YOĞUN BAKIM UZMANLARINDAN YASA TASARISINA İTİRAZ:
TBMM SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONUNDA GÖRÜŞÜLEN; “ TÜRKİYE SAĞLIK ENSTİTÜLERİ BAŞKANLIĞI KURULMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDEKİ KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI” NIN 21. MADDESİ YENİDEN DÜZENLENMELİ. “ YASA TASARISI BU HALİ İLE YOĞUN BAKIM HİZMETLERİNDEKİ SORUNU ÇÖZMEKTE YETERSİZ KALDI”
Değerli basın mensubu,
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler komisyonunda görüşülen, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın alanımızla ilgili olan ve kanunlaşması için desteklediğimiz 20 ve 21. Maddelerinin ilgili komisyonda nihai şekli belirlenmiştir. Esas anlamda bu yasa tasarısı, bu güne kadar mağdur olan Yoğun Bakım Emektarı doktorlarının haklarının iadesini sağlamanın yanı sıra ülkemizdeki yoğun bakım hizmetlerinin yürütülebilirliğinin de sağlanmasını amaçlamaktadır.  Ancak TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler komisyonunda değişik gerekçeler ile yapılan değişiklikler sonrasındaki bu özelliklerini kısmen kaybetmiş olup son hali aşağıdaki gibidir:
20. madde: Tıpta Uzmanlık Kurulunca süre artırımı yapılan ana dallarda, süre artırımının gerekçesi olan çekirdek eğitim müfredatının içeriği o uzmanlık dalına bağlı yan dal alanları ile ilişkili ise, ilgili yan dalın eğitim süresi, tıpta uzmanlık kurulunca üçte birine kadar müfredatta belirtilen süre kadar azaltılır.
21. madde: 25/11/2012 tarihinden önce en az 3 yılı eğitim kurumlarında olmak üzere toplam 5 yıl süre ile yoğun bakım ünitelerinde çalışmış bulunan yan dal yoğun bakım uzmanlık dalının bağlı olduğu ana dal uzmanları ile çocuk yoğun bakım ünitelerinde çalışmış olan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde ilgili yan dal uzmanlık belgesini almak üzere Sağlık Bakanlığına baş vurabilirler. Başvuranlardan, Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanların uzmanlık belgeleri, Bakanlıkça düzenlenir ve tescil edilirler. Bu şekilde uzmanlık belgesi alanlar da diğer yan dal uzmanları gibi devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirirler.
Yasa taslağının 20. Maddesinden konu ile alakalı başta Anesteziyoloji ve Reanimasyon ve Göğüs Hastalıkları ana dalları olmak üzere tüm ilgili ana dal uzmanları yararlanacaktır. Bu hali ile yasalaşması ileriye yönelik olarak yoğun bakım yan dal uzmanlık alanının teşviki ve yeterli uzmanlık sayılarına ulaşılabilmesi açısından önemlidir.
Ancak yasa tasarısının 21. Maddesi bu hali ile pratik anlamda işlevsiz bir madde haline gelmiştir.
Bu maddeye göre yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi almak üzere başvuruda bulunacak uzmanlar ortalama olarak 38 yaş üzerinde olan ve bu konuda yoğun bakımlarda aktif olarak çalıştıklarını belgeleyebilen uzmanlar olacaktır. 38 yaş altında olan ve yoğun bakımda çalışmakta olan uzmanların bu yasa maddesinden faydalanmaları söz konusu değildir.
Bu maddeye göre yoğun bakım yan dal uzmanlığına başvuracak değişik ana dallardan uzmanların 3 yılı eğitim hastanelerinde geçmiş olmak şartı ile en az 5 sene ile yoğun bakım ünitelerinde çalıştıklarını ispatlamaları gerekmektedir. Yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitimi alacakların 3 sene süre ile eğitim hastanelerinde çalışmaları yeterli iken, uzun sürelerdir ülkemizde değişik kademelerde yoğun bakım hizmetlerini yürütmekte olan değişik uzmanlık ana dalından gelen hekimlerin 3 yılı eğitim hastanesinde olmak üzere 5 yıl süre ile yoğun bakımlarda çalışıyor olmasını beklemek eşitlik ilkesinin veya kazanılmış hakların yok edilmesianlamına gelmektedir.
38 yaş üzerindeki uzmanlar ile ilgili kısıtlamanın yanı sıra bir imtihan ile sınırlamanın olması bu haktan yararlanmayı düşüneceklerin sayısının 150-200’ün altında kalacağını düşündürmektedir.
Yaş sınırlaması ve imtihanın getirdiği sınırlamalara ek olarak  yan dal uzmanlık hakkı kazanacak olanların 2 yıl daha devlet hizmeti yükümlülüğü yapması gerekmektedir. Bu durumda mevcut konumlarının kaybı, aile bütünlüğü ile alakalı problemler, çocuklarının eğitimi, şu anda çalışmakta oldukları hastanelere ve konumlara geri dönme olasılığının olmaması gibi nedenler ile kabul edilmesi mümkün olan bir durum değildir.
Diğer taraftan, bu haktan yararlanması beklenilen değişik uzmanlık alanından gelen hekimlerin aslında 27 Ocak 2012 tarih ve 253 sayılı TUK kararı mağduru oldukları, bu karara göre yan dal uzmanlık belgesi alan 208  kişi ile aynı haklara sahip olmaları gerektiği ortada iken bu şekilde bir uygulama ile karşı karşıya kalmaları mağduriyetlerini arttırmanın yanı sıra küskünlüklerini ve bu alanda çalışma şevklerini tamamen yok etme potansiyeline sahiptir.
Ülkemizde mevcut olan 1458 sağlık kuruluşunun bünyesinde 2599 erişkin yoğun bakım ünitesi ve toplam 16.651 erişkin yoğun bakım yatağı bulunmaktadır. Pediatri ve yeni doğan yoğun bakım üniteleri de dahil edildiğinde toplam yoğun bakım yatağı sayıları 26.000 düzeyine ulaşmaktadır. Sağlık Bakanlığı kaynaklarına göre erişkin yoğun bakım ünitelerinde 1500’den fazla (1172’si Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı olmak üzere) meslektaşımız tam zamanlı olarak çalışmaktadır. Bu yoğun bakımlardaki hizmetlerin 24/7 ilkesi ile devam ettirilebilmesi amacı ile çok daha fazla sayıda farklı uzmanlık ana dallarından meslektaşımızın kısmi olarak yoğun bakım ünitelerinde görev aldığı da bilinmektedir. Sağlık Bakanlığının özellikle kalp cerrahisi yoğun bakımlarındaki eleman ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacı ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanlarının kalp cerrahisi yoğun bakım ünitelerinde nöbet tutmaları ile alakalı tebliğleri de mevcuttur.
Diğer taraftan yoğun bakım yan dal uzmanlık öğrencilerinin eğitimlerinde görev alan öğretim üyesi, öğretim görevlisi, uzman doktorların önemli bir kısmının yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi yoktur. TUK’un kararlarına göre 1 yıldan fazla  süreden beri yoğun bakım ünitelerinde çalışmakta olan farklı uzmanlık alanlarından uzman doktorların yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitim protokollerinde görev almalarına olanak verilmiştir.
Ülkemizde yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi almak için 2009 yılında başvuruda bulunan farklı ana dal uzmanlarının toplam sayısı 800-900 arasındadır ve bunlardan sadece 208’i uzmanlık hakkını kazanabilmiştir.
Yan dal uzmanlık belgesi almak üzere 2009 ve 2011 yıllarında başvuruda bulunan farklı ana dal uzmanlarının tamamına (800-900 kişi) yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi verilmesi durumunda bile mevcut yoğun bakım ünitelerinin ve yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitiminin yürütülmesi zordur.
Hal böyle iken 18.01.2014/6514 sayılı kanunun 46. Maddesine göre yetkisiz kişiler ile sağlık hizmeti verdirenlerin, bir yıldan üç yıla kadar kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adi para cezası ile cezalandırılacağı hükmü getirilmiştir.
Dolayısı ile şu anda yoğun bakım hizmetlerini ve yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitimini yürütmekte olan farklı ana dal uzmanlarının karşı karşıya kaldıkları uygulamalar sonucunda ortaya çıkan mağduriyetleri, mağduriyetlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik Sağlık Bakanlığının haklı kanuni girişimlerinin etkisiz hale getirilmesinin arttırdığı küskünlükler ve hukuki olarak ortaya konulan gerekçeler ile yoğun bakım ünitelerinin işlevlerinin sürdürülebilmesi ve bu ünitelerde çalıştırılacak farklı branşlardan hekimlerin istihdamı daha da zor hale gelmiştir.
Bu durumda ülkemizdeki tüm yoğun bakım hizmetlerinin 208 yoğun bakım yan dal uzmanı ile yürütülebilmesi gibi gerçeklere aykırı bir durum ortaya çıkmıştır.
Yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitiminde ise şu anda sadece 108 kişi istihdam edilmiş durumdadır. Önümüzdeki yıllarda bunun sayısının arttırılabileceği umut edilse bile mevcut eğitmen kadrosu (118) göz önüne alındığında kaliteli uzman yetiştirme olanağının yıllık 150 üzerine çıkması beklenmemelidir.
Ortaya çıkan 208 uzman ve yıllık 150 civarındaki yeni uzman ile yoğun bakım yataklarının sayısı arttırılsa bile hedeflene yoğun bakım hizmetinin verilmesi mümkün olamayacaktır.
Hal böyle iken senelerdir yoğun bakımlardaki hizmeti yürütmekte olan uzmanlara yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi verilmesinin ciddi kıstaslara bağlanmasının yanı sıra bir de şu anda yan dal uzmanlık öğrencisi olanlarla kıyaslayarak mecburi hizmet şartının getirilmesi ileriye yönelik çözümsüzlükleri daha da arttıracak bir uygulamadır. Mecburi hizmet şartının kaldırılması durumunda yan dal uzmanlığını alma olasılığı olan en fazla 150-200 kişinin şu anda yan dal uzmanlığı yapmakta olan kişilerin önünü kapaması, onların geleceğini ortadan kaldırması gibi bir durum da söz konusu olamaz.  Ayrıca yan dal uzmanlık belgesi alacak olanlar ile yan dal uzmanlık eğitimi alanların konum, fonksiyon, kıdem, birikim, tabi olunan hukuki mevzuat açısından farklılıkları mecburi hizmet açısından kıyaslanabilirliklerini ortadan kaldırmaktadır.
Saygılarımızla,
PROF. DR. NESLİHAN ALKIŞ                                       PROF. DR. NECMETTİN ÜNAL
TÜRK ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASON                TÜRK YOĞUN BAKIM
DERNEĞİ BAŞKANI                                                      DERNEĞİ BAŞKANI
(POZİTİF MEDYA DANIŞMANLIK YAPIMCILIK; pozitifmedya@medyabilgirehberi.net)

13 Haziran 2014 Cuma

Cumhurbaşkanlığı seçimi arefesinde; "Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı af paketi!.."

Cumhurbaşkanlığı seçimi arefesinde; "Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı af paketi!.." 
Vergi, SGK ve idari para cezalarıyla ilgili çeşitli düzenlemeler getiren kanun teklifi Meclis'e sunuldu.
Teklif, cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yeniden yapılandırma düzenlemesi olma özelliğini taşıyor.
Af düzenlemesi ile vergi, SGK ve idari para cezalarının faizleri silinecek ve borçlar enflasyona endekslendirilerek yeniden yapılandırılacak. Vatandaşa 36 ay içinde 18 taksitle ödeme imkanı tanınacak. Aftan sadece “sigara yasağı”na uymayanlar yararlanamayacak.
Ak Parti, kamuya borçlu vatandaşların yüzünü güldürecek Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı af düzenlemesi olarak nitelendirilen yasa teklifini dün akşam Meclis’e sundu. Milliyet gazetesinden Şebnem Hoşgör paketin ayrıntılarını yazdı.
YATIRIMI İYİLEŞTİRMEK
Ak Parti Bursa milletvekilleri Hüseyin Şahin ve Önder Matlı ile arkadaşlarının imzasıyla dün akşam TBMM Başkanlığı’na sunulan Bazı Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair teklifin gerekçesinde düzenlemenin amacı şöyle ifade edildi:
“Borçluların kamuya olan borçlarının enflasyon oranına endekslenmek suretiyle ödenmesi, kamu ile olan mali ilişkinin belli bir plan dahilinde çözümlenmesi suretiyle faaliyetlerine devam edilmesine imkan verilmesi amacıyla hazırlanan teklifle ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir şekilde devamlılığını temin etmek, yatırım ortamını iyileştirmek, özel sektörün kamuya olan borç yükünü azaltmak, maliye ve para politikalarının daha etkin şekilde kullanılmasını sağlamak amaçlanılmıştır.”
Teklifin Maliye Bakanlığı ile SGK’ca tahsil edilen alacak türlerini kapsadığı belirtilen gerekçede yapılacak ödemelerde finansman sıkıntısı ile karşılaşılmaması için uzun sürede taksitle ödeme imkanı getirildiği vurgulandı.
Kesinleşmiş vergi, SGK ve belli bir miktarın üzerindeki idari para cezalarını yeniden yapılandıran teklif ile ayrıca kasa fazlaları ile ortaklardan alacaklara ilişkin düzenlemelerle işletmele kayıtlarının gerçek duruma uygun hale getirilmesi de öngörülüyor.
MTV BORCU HARİÇ
Teklif 30 Nisan 2014 tarihine kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları, 2014 yılına ilişkin tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi 2. taksiti hariç 30 Nisan tarihinden önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, aynı tarihten önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları ile Askerlik, Karayolları Trafik Kanunu, Karayolu Taşıma Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında verilen idari para cezaları ve oy kullanmama nedeniyle verilen para cezalarından kesinleşmiş olan borçları kapsıyor.
Yeniden yapılandırma
Düzenleme uyarınca bu kapsamda vadesi geçmiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, ceza faizi, gecikme faizi, gecikme zammı gibi amme alacakları yeniden yapılandırılacak. Bu çerçevede düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihteki TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar üzerinden, ikişer aylık dönemler halinde en çok 18 eşit taksitte ödemelerini tamamlayanların, faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı silinecek.
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın, ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması halinde, öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla cezaların kalan yüzde 50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden de vazgeçilecek.
Borçluların bu imkandan yararlanması için dava açmamış olmaları, açılmış davalarından vazgeçmeleri şartı aranacak.
120 TL'YE KADAR İDARİ CEZAYA AF
Düzenleme uyarınca devlet 120 TL’ye kadarki idari para cezalarını da affedecek. Buna göre Kabahatler Kanunu ve Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunu kapsamında verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, 1 Ocak 2014 tarihinden önce idari yaptırım kararı verilmesine karşın, yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tebliğ edilmemiş olan ve genel bütçeye gelir kaydı gereken 120 TL’nin altındaki idari para cezaları tebliğ edilmeyecek.
Tebliğ edilmiş olanların ve bunlara bağlı feri alacakların tahsilinden vazgeçilecek. Ayrıca Maliye Bakanlığı’nca 1 Ocak 2008 tarihinden önce takibe alınmış ve yeni yasa yürürlüğe girene kadar ödenmemiş olan Amme Alacakları Kanunu kapsamındaki 50 TL’yi aşmayan alacaklar ile bunlara bağlı feri alacaklar ile, aslı ödenmiş feri alacaklardan tutarı 100 TL’yi aşmayanların tahsilinden de vazgeçilecek. Çıkartılacak kanun kapsamına giren alacaklara ilişkin kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar ile ödenen faizler için bu kanun hükümlerine dayanılarak red ve iade talepleri kabul edilmeyecek.
G-20’DE ÖZEL HÜKÜM 
Teklifte Türkiye’nin 2015’te üstleneceği G-20 dönem başkanlığı kapsamında yapılacak harcamalar da unutulmadı. Bu çerçevede Kamu İhale Kanunu’na eklenecek geçici bir maddeyle, Türkiye’nin üstleneceği dönem başkanlığı kapsamında, 2014 ve 2015 yıllarında yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işleri Kamu İhale Kanunu ile Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’ndan istisna tutulacak.
EN FAZLA 18 TAKSİT OLACAK
Yeniden yapılandırılan borçlarını taksitle ödemek isteyenler, 6-9-12 veya 18 eşit taksit şeklindeki ödeme seçeneklerinden biri tercih etmek zorunda olacak. Vatandaş tercih ettiği taksit süresinden daha uzun sürede ödeme yapamayacak. Bir ya da iki taksidin süresinde ödenmemesi durumunda, yüzde 4’lük gecikme zammı ile birlikte ödenecek.
TEMİNATLAR İADE EDİLECEK
Bu kanun çerçevesinde ödenecek alacaklarla ilgili olarak tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nisbetinde kaldırılacak ve ödenen tutarlara isabet eden teminatlar da iade edilecek. Benzer sistem SGK’ya olan sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, genel sağlık sigortası primi borçları için de uygulanacak.
(REF: ULUSAL HABER & ULUSAL AJANS; 13 06 2014 – Ankara)

28 Mayıs 2014 Çarşamba

BEDELSİZ ARAÇ İTHALATI; NEDİR VE NE DEĞİLDİR?...

BEDELSİZ ARAÇ İTHALATI
BEDELSİZ İTHALAT NEDİR?
Bedelsiz ithalat; bedeli için döviz transferi yapılmadan yurt dışında elde edilen ve yurda getirilmesi mecburi olmayan dış kazanç ve tasarruflarla satın alınan bazı şahsi ve ticari mahiyette eşyanın yurda ithalidir.
BEDELSİZ İTHALAT YOLUYLA GETIRILEN ŞAHSİ MAHİYETTE EŞYANIN KAPSAMI NEDİR?
Motorlu ve motorsuz özel nakil vasıtaları, kullanılmış ev eşyası, işyeri nakli suretiyle getirilen sermaye malları, teknik malzemeler ile büro ve dükkân malzemeleri.
BEDELSİZ ITHALAT KAPSAMINDA YURDA GETIRILEBILEN MOTORLU VE MOTORSUZ ÖZEL NAKIL VASITALARI NELERDIR?
Motorlu özel nakil vasıtaları: Otomobil ile bunlarla birlikte getirilen römorklar ve karavanlar, motosikletler, özel uçaklar ile diğer eğlence ve spor amaçlı vasıtalar.
Motorsuz özel nakil vasıtaları: Her türlü bisiklet ile kürekli kayıklar ve kanolar.
TİCARİ ARAÇLARIN BU MUAFIYETTEN FAYDALANARAK GETİRİLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Hayır. Motorlu ticari araçlar ve diğer ticari nakil vasıtalarının bu muafiyet kapsamında getirilmesi mümkün değildir.
BEDELSİZ ARAÇ İTHALATINDA VERGI MUAFIYETİNİN KAPSAMI NEDİR?
Bedelsiz araç ithalinde yalnızca gümrük vergisi muafiyeti söz konusudur. Aracın motor hacmine göre değişen oranda Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve KDV serbest dolaşıma girişi sırasında gümrük idarelerince tahsil edilir. Bununla birlikte, veraset yoluyla intikal eden araçların ithalinde gümrük vergisinin yanı sıra ÖTV ve KDV muafiyeti de söz konusudur.
KİMLER BEDELSIZ ARAÇ İTHALI YAPABILIR?
a) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında en az 24 ay ikamet ettikten sonra, yerleşim yerini Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakleden gerçek kişiler.
Bu kişilerin, Türkiye’ye son giriş tarihinden geriye doğru bakıldığında yurtta bir takvim yılında altı aydan fazla kalmamış olmaları gerekir. Türkiye’de 45 güne kadar olan kalışlar yurt dışında kalış süresinden sayılır. Türkiye Gümrük Bölgesi dışında son on yıl içinde en az beş yıl ikamet eden gerçek kişiler için yerleşim yerine ilişkin bu süre şartı aranmaz.
b) Yurt dışındaki milli veya milletlerarası kadrolara sürekli görevli olarak atanıp da bu görevlerinden dönen kamu görevlileri (Bu kişiler için Türkiye gümrük bölgesi dışında en az 24 ay ikamet şartı aranmaz)
c) Türk vatandaşlığına geçmek suretiyle yerleşim yerini yabancı bir ülkeden Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakleden gerçek kişiler. (Bu kişiler için Türkiye gümrük bölgesi dışında en az 24 ay ikamet şartı aranmaz)
d) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik kişilerin vefatı halinde, Türkiye’de ikamet eden gerçek kişi mirasçıları.
Murisin, Türkiye’ye son giriş tarihinden geriye doğru bakıldığında yurtta altı aydan fazla kalmamış olması gerekir. Türkiye’de 45 güne kadar olan kalışlar yurt dışında kalış süresinden sayılır. Türkiye Gümrük Bölgesi dışında son on yıl içinde en az beş yıl ikamet etmiş olan gerçek kişiler için yerleşim yerine ilişkin bu süre şartı aranmaz.
YERLEŞİM YERİ, YERLEŞİM YERI NAKLİ NE DEMEKTİR?
Yerleşim yeri; Türkiye Gümrük Bölgesi dışında en az beş yıl ikamet eden gerçek kişiler hariç olmak üzere, kişisel veya mesleki bağlar nedeniyle bir kişinin Türkiye’ye son giriş tarihinden geriye doğru bir yılda en az yüzseksenbeş gün yaşadığı yeri ifade etmektedir.
Yerleşim yerinin nakli; Kişinin yabancı bir ülkedeki yerleşim yeri ve işine ait bağlarını keserek Türkiye Gümrük Bölgesine yerleşmek amacıyla kesin olarak gelmesini ifade eder.
KIMLER BEDELSIZ İTHALAT KAPSAMINDA YURDA ARAÇ GETİREMEZ?
a) Yirmi dört ayı aşmayan süreyle Türkiye Gümrük Bölgesi dışında geçici olarak görevlendirilen kamu görevlileri,
b) Evlilik suretiyle Türk vatandaşlığına geçenler,
c) Çifte vatandaşlık statüsünü haiz Türk vatandaşları,
d) Sürekli görevle yabancı bir ülkede bulunmakta iken, yine sürekli görevle başka bir yabancı ülkeye atanması nedeniyle yerleşim yerini Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakledemeyen kamu görevlileri,
bedelsiz araç ithal edemezler.
BEDELSİZ İTHALATI YAPILACAK ARACA İLİŞKİN ŞARTLAR NELERDİR?
a) Aracın; bedelsiz ithalattan yararlanacak kişilerin Türkiye’ye, ikamet nakil belgesindeki tarihten sonraki ilk giriş tarihinden; veraset intikali neticesinde yapılan bedelsiz ithalatlarda ise murisin vefat tarihinden geriye dönük olarak en az 6 ay boyunca, yurt dışında yerleşik bulunulan ülkede adlarına kayıtlı olması,
b) Aracın, kişilerin adlarına kaydının yapıldığı yıl itibarıyla, kayıt ve model yılı dahil, üç yıldan eski olmaması,
gerekmektedir. Aracın ilk ediniminde kayıt ve model yılının farklı olması durumunda, en yakın tarih esas alınır. Model yılının tespit edilemediği durumlarda üretim yılı esas alınır.
MOTORLU VEYA MOTORSUZ VASITALARINDAN HER BIRINDEN KAÇ ADET GETİRİLMESİ MÜMKÜNDÜR?
Muafiyet şartlarının sağlanması halinde; motorlu ve motorsuz nakil vasıtalarından her birinden birer adet getirilmesi mümkündür.
Örneğin, kişi, bir adet otomobil, bir adet motosiklet ile bir adet bisikleti bedelsiz ithalat kapsamında bir defada yurda getirebilir.
BEDELSİZ İTHALAT KAPSAMINDA YURDA ARACINI GETİREN VE DAHA SONRA YURT DIŞINA TEKRAR YERLEŞEN BIR KİŞİ YURDA DÖNÜŞÜNDE BİR KEZ DAHA ARAÇ GETİRME HAKKI VAR MIDIR?
Bedelsiz araç ithalatından yararlanma hakkı 5 yılda bir verilmiştir. İlk aracın fiili ithalat tarihi üzerinden beş yıl geçmiş olması ve diğer şartların sağlanmış olması halinde tekrar bu kapsamda araç ithal edilmesi mümkündür.
EŞLER BU KAPSAMDA AYRI AYRI ARAÇ GETİREBİLİRLER Mİ?
Hayır. Veraset yoluyla yapılan araç ithali hariç bedelsiz araç ithalinde “aile ünitesi” esas alınır. Aile ünitesi, karı-koca ve 18 yaşından küçük çocuklardan oluşmaktadır. Muafiyet hakkı aile ünitesine tanınmaktadır.
Haktan yararlanmayan eşin, 5 yıl geçmedikçe yeniden ithal izni için gümrük idaresine müracaat etmeyeceğine dair taahhütnamenin gümrük idaresine ibrazı zorunludur.
EŞİ ADINA KAYITLI ARACIN BEDELSİZ İTHALATINI KIŞI KENDİSİ YAPABİLİR Mİ?
Hayır. Verilen hak şahsın taşıması gereken şartlara bağlı olduğundan, eşlerden biri, diğeri adına kayıtlı aracı ithal edemez. Ancak, ithalat işlemleri eşlerden herhangi birisi tarafından gümrük idaresine müracaat edilip sonuçlandırılır.
BEDELSİZ İTHALAT YOLUYLA GETİRİLEN ARACIN SATIŞI VEYA DEVRİ İÇİN BİR SÜRE ŞARTI VAR MIDIR?
Bu kapsamda getirilen araçlar 12 ay geçmedikçe, gümrük idaresine izin alınmaksızın belli bir para karşılığı veya karşılıksız olarak ödünç verilemez, teminat olarak gösterilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.
Muafen ithalinden itibaren geçmesi gereken 12 aylık sürenin bitiminden önce ödünç verilen, teminat olarak gösterilen, kiralanan, devredilen veya satılan motorlu veya motorsuz özel kara nakil vasıtalarına ait gümrük vergileri, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181 ila 194 üncü maddelerindeki esaslara göre tahsil olunur. Bu durumda yükümlüler hakkında ayrıca cezai takibat yapılır.
BAŞVURULAR HANGI GÜMRÜK İDARELERİNE YAPILMAKTADIR?
Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü
İstanbul Yeşilköy Otomotiv İhtisas Gümrük Müdürlüğü
İzmir Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü
Gebze Gümrük Müdürlüğü
BAŞVURU IÇIN SÜRE KISITI NEDIR?
a) Yurt dışında 24 ay ikamet eden Türk vatandaşlarının; ikamet nakil belgesindeki tarihten sonraki ilk giriş tarihinden itibaren 6 ay.
b) Kamu görevlilerinin; görev sürelerinin bitiminden sonraki ilk giriş tarihinden itibaren 6 ay.
c) Türk vatandaşlığına geçenlerin; vatandaşlık kararından sonra adlarına nüfus kağıdının düzenlendiği tarihten itibaren 6 ay.
ç) Muafiyetten yararlanacak olan varisin; murise aidiyetinin ve namlarına gelenlere intikalinin kanaat verici resmi belgelerle ispatı şartıyla, veraset ilamı tarihinden itibaren 24 ay içerisinde yetkili gümrük idarelerine başvurmaları gerekmektedir.
BAŞVURU SIRASINDA İSTENEN BELGELER NELERDİR?
a) Türk vatandaşlığına geçiş hali hariç olmak üzere, pasaport veya NATO Seyahat Emri, Lasse-Passe vb. pasaport yerine geçen belgeler.
b) Teslim-Tesellüm Belgesi.
c) Aile ünitesi uygulanan hallerde vukuatlı nüfus kayıt örneği.Formun Üstü
ç) Yerleşim yeri olan ülkede, işverenden ilişiklerinin kesildiğine dair belge ile İş ve İşçi Bulma Kurumundan işsizlik parası veya yardımı almadıklarını, keza ilgili makamlardan mevcut ikamet kaydını sildirdiklerini belgelemeleri; ayrıca ihtiyarlık sigorta primi kesintilerini durdurduklarına dair belge ve öğrenci iseler okulla ilişiklerinin kesildiğini gösteren belgeyi dış temsilciliklerimize ibraz etmeleri üzerine, yerleşim yerlerinin nakledildiğine dair ilgili temsilciliklerce düzenlenecek ikamet nakil belgesi.
d) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında son on yıl içinde en az beş yıl ikamet etme süresinin tespitine yönelik kişinin yurda giriş-çıkış kayıtları.
e) Motorlu nakil vasıtaları için hak sahipleri adına kayıtlı mülkiyet veya trafik belgeleri aslı; yurtdışında bulunduğu ülke makamlarınca aslının alıkonulması sonucu ibraz edilemediğine ilişkin belgenin dış temsilciliklerimizce onaylı örneği. Trafik veya mülkiyet belgesinin herhangi bir nedenle yenilenmesi halinde, aracın önceden de aynı kişi/kişilerden biri adına kayıtlı olduğunun belgelendirilmesi şartıyla önceki trafik veya mülkiyet belgelerindeki tarih esas alınır.
f) İthal talebinde bulunmayan eşin 5 yıl geçmedikçe yeniden ithal izni verilmesi için müracaat etmeyeceğine dair taahhütname
g) Kamu görevlilerince yapılacak serbest dolaşıma giriş işlemlerinde atama kararı ve görevin sona erdiğini gösteren bağlı bulundukları kamu kurum veya kuruluşu tarafından verilecek belge.
ğ) Türk vatandaşlığına geçişi gösteren belge.
h) Veraset yoluyla yapılacak serbest dolaşıma giriş işlemlerinde veraset ilam
ı) Veraset yoluyla yapılacak serbest dolaşıma giriş işlemlerinde, miras bırakacak kişinin Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik olduğunun ispatı için yurda giriş-çıkış kayıtları.
i) Veraset yoluyla yapılacak serbest dolaşıma giriş işlemlerinde muafiyetten yararlanacak kişinin Türkiye’de yerleşik olduğunun ispatı için vukuatlı nüfus kayıt örneği.
j) Veraset yoluyla yapılacak serbest dolaşıma giriş işlemlerinde, birden fazla varis bulunması halinde, Türkiye’de bulunan diğer mirasçılar için noter tasdikli “feragat mukavelesi”.
KONUYLA İLGİLİ MEVZUATA NASIL ULAŞABILİRİM?
07/10/2009 tarih ve 27369 (1. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar”
06/07/2011 tarih ve 27986 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Sıra No.lu Gümrük Muafiyeti Tebliği’nden ulaşmak mümkündür.
BEDELSİZ İTHALAT YOLUYLA GELEN ARAÇLARDA MALİ YÜKÜMLÜKLER VE ORANLARI NELERDİR?
Aracın motor hacmine göre değişen oranda Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve aracın CIF Değeri (Navlun ve sigorta bedeli dahil kıymeti) ve ÖTV Toplamının % 18’i oranında Katma Değer Vergisi (KDV) aracın serbest dolaşıma girişi sırasında gümrük idarelerince tahsil edilir.
MOTOR HACMİ (cc)
ÖTV ORANI (%)
0-1.600 
37
1.600-2.000
80
2.000-
130
Amortisman indirimi sonunda bulunan ve vergiye esas kıymetin tesbitinde aracın model yılındaki FOB kıymetiyle çarpılacak oranlar:

ARACIN YAŞI
ORAN (%)
0
100
1
80
2
68
3
57,8
4
49,13
5
41,76
6
35,49
7
30,17
8
25,64
9
21,79
10
20
Navlun ve Sigorta :
AĞIRLIK
AB VE EFTA MENŞELİ
ABD VE UZAKDOĞU MENŞELİ
AB VE EFTA'DAN GELEN UZAKDOĞU MENŞELİ
0-1.200
150 €
650 $
300 $ + 150 €
1.200-1.600
200 €
700 $
400 $ + 200 €
1.600-
230 €
800 $
500 $ + 230 €
ÖRNEK:
CIF bedeli 10.000 € olan ve motor hacmi 1.600 cc’yi geçen ancak 2.000 cc’yi geçmeyen bir araç için ödenmesi gereken vergilerin hesaplanması aşağıda gösterilmiştir:
CIF Bedeli =10.000 €
Motor hacmi =1.600 cc üzeri (1.800 cc)
Özel Tüketim Vergisi = CIF Bedeli x Özel Tüketim Vergisi Oranı
= 10.000 € x % 80 = 8.000 € = ÖTV
Katma Değer Vergisi = (CIF Bedeli + Özel Tüketim Vergisi) x KDV Oranı
= (10.000 € + 8.000 €) x % 18
= 18.000 € x % 18 = 3.240 € = KDV
Gümrükte ödenecek vergiler toplamı = ÖTV + KDV
= 8.000 € +3.240 € = 11.240 €
Kaynak: T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (Güncelleme: Kasım 2012)

15 Mayıs 2014 Perşembe

Yılmaz Dönmez, (Yeminli Mali Müşavir) "İhraç Kaydıyla Ürün Alan İhracatçıların İadesinde Son Durum"

Yılmaz Dönmez
Yeminli Mali Müşavir

İhraç Kaydıyla Ürün Alan İhracatçıların İadesinde Son Durum 
Tarih: 14.05.2014 

KDV Genel Uygulama Tebliğiyle Katma Değer Vergisi Kanunu’nu ile ilgili olarak yayımlanan 123 genel tebliğ, tek bir tebliğ çatısında birleştirilerek KDV Genel Uygulama Tebliği, 26.04.2014 tarihinde yayınlanan ve 01 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Bu tebliğ ile sadece daha önce yayımlanan genel tebliğler birleştirilmemiş olup; tebliğlerde hüküm olmaması nedeniyle özelgelerle yön verilen uygulamalar da tebliğde yer almıştır.

İhraç kaydıyla ürün alan ihracatçıların, genel yönetim giderleri ve amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle alabileceği azami KDV iadesinin ne olacağı sorusunun yanıtı, ne kanunda ne de tebliğlerde yer almaktaydı.

Bu sorunun yanıtı, Vergi İadesinin özelgeleriyle cevap bulmaktaydı. Ancak bu konuda verilen iki farklı özelge bulunması nedeniyle ihracatçıların da kafaları biraz karışıktı.

KDV Genel Uygulama Tebliğiyle bu konudaki sorun, artık çözülmüş ve konuya açıklık getirilmiştir.

Bilindiği üzere; KDV ödeyerek aldığı ürünleri ihraç eden ihracatçıların, genel yönetim giderleri ve amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) için ödedikleri KDV’nin bulunması durumunda iade edilebilecek azami KDV iadesi tutarı, 24 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile sınırlandırılmıştır.

Buna göre; ihracatçı firmaların, ihraç edilen ürünler için ödedikleri KDV ile genel yönetim giderleri ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerden (ATİK) iade olarak alabilecekleri azami KDV tutarı, ihracat tutarının genel KDV oranıyla ( % 18 ) çarpımı suretiyle bulunacak tutardan fazla olamaz.

Bir örnekle açıklamak istersek;

Firmamızın satışlarının tamamı yurt dışınadır, bir başka deyişle yurtiçi satışı bulunmamaktadır.
İhraç edilen ürünler için ödenen KDV 1800 TL
Genel yönetim giderleri için ödenen KDV 100 TL
ATİK için ödenen KDV 5.000 TL
Yapılan ihracatın TL karşılığı 12.000 TL

Bu durumda ihracatçı firmamızın ödediği KDV tutarı 6.900 TL’dir. Bu tutarın tamamının iadesi, 24 Seri No.lu KDV Genel Tebliğindeki sınırlama nedeniyle mümkün değildir.

Buna göre, maksimum iade edilebilecek KDV tutarı, yapılan ihracat bedelinin genel KDV oranıyla çarpılması suretiyle bulunacak tutar olacaktır. Örneğimize göre bu tutar, (12.000 x % 18=) 2.160 TL olacaktır. 2.160 TL’nin 1.800 TL’si ihraç edilen ürün için ödenen KDV, 100 TL’si genel yönetim giderleri için ödenen KDV ve geriye kalan 260 TL ise ATİK için ödenen KDV’dir.

İhracatçı firmamız, ATİK nedeniyle ödediği KDV’den geriye kalanının iadesini, sonraki dönemlerde yapacağı ihracat ile almaya hak kazanacaktır.

Sonradan mevzuatımıza girmiş olan Tecil – Terkin uygulaması, ihracatçılara kolaylık sağlamak için getirilen bir uygulamadır. Bu uygulamanın amacı, ihraç edilecek ürünler için ihracatçılar tarafından KDV ödenmemesi suretiyle ihracatçılara kaynak sağlamaktır. Çünkü ihracatçılar, bir yandan KDV ödeyip diğer yandan ihracatın gerçekleştiği dönemde ödediği KDV’yi iade olarak almaktaydı.

Tecil – Terkin uygulaması, bir ön ihracat istisnası değildir. Bu nedenle ihraç kaydıyla ürün satanlar, düzenledikleri faturada KDV hesaplayıp göstermek ve KDV beyannamesi ile hesaplanan KDV olarak beyan etmek zorundadır. Faturada hesaplanan ve beyan edilen KDV, ihracatçıdan tahsil edilmediğinden ödenmesi gereken KDV çıkması durumunda ödenecek KDV tutarı, tecil edilmekte ve ihracatın gerçekleşmesiyle birlikte terkin edilmektedir. Ödeme çıkmaması veya kısmen ödeme çıkması durumunda da ihraç kaydıyla ürün satanlar iade almaya hak kazanmaktadırlar.

Genel Uygulama Tebliğinden önce, ihraç kaydıyla ürün satın alan ihracatçı firmaların, maksimum alabileceği iade tutarı ile ilgili olarak yukarıda da belirttiğimiz gibi ne kanunda ne de tebliğlerde bir hüküm bulunmamaktaydı. Bu nedenle yaşanan sorunlar, özelgelerle çözülmekteydi.

Gelir İdaresi vermiş olduğu bir özel gede; ihraç kaydıyla ürün alan ihracatçılar için de 24 Seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca ihracat tutarının genel KDV oranıyla çarpımı suretiyle bulunacak tutarın iade edilebileceğini belirtmiştir.

Gelir İdaresi sonradan görüş değiştirerek başka bir özelgesinde, azami iade edilebilecek KDV tutarını, ihracat bedelinden ihraç kaydıyla alınan ürünlerin bedelinin düşülmesi sonucunda bulunacak tutarın % 18 olarak belirlemiştir.

İlk özelgeye göre yukarıda verdiğimiz örnekteki ihracatçı firma, ihracat bedelinin genel KDV oranıyla çarpımı suretiyle bulunan 2.160 TL KDV iadesi alabilecektir. İade olarak alınan 2.160 TL’nin, 100 TL’si genel yönetim giderleri için ödenen KDV, geriye kalan 2.060 TL ise ATİK için ödenen KDV olacaktır.

İkinci özelgeye göre ise örnekteki ihracatçı firmanın alabileceği maksimum iade tutarı, ihracat bedelinden ihraç kaydıyla satın alınan ürün bedeli düşüldükten sonra kalan tutarın % 18’i olacaktır. Buna göre, ihracatçı firmanın, ihraç kaydıyla aldığı ürün bedelinin 10.000 TL olduğunu varsayarsak, alınabilecek azami iade tutarı ((12.000 – 10.000 =) x % 18 =) 360 TL olacaktır.

İki görüş arasında 1.800 TL’lik fark bulunmakta ve bu fark da gelir idaresi ile mükellefler arasında sorunlar yaşanmasına neden olmaktaydı.

KDV Genel Uygulama Tebliğine hüküm konulmasıyla ile bu sorun, sorun olmaktan çıkmıştır.

Genel Uygulama Tebliğinin IV/A-1,3 bölümü uyarınca; ihraç kaydıyla mal alan ihracatçının ödemediği KDV’yi iade olarak talep etmesi mümkün olmayıp, varsa genel giderler ve Atik’ler nedeniyle iade talep etmesi mümkündür. Bu durumda ihracatçının genel giderler ve ATİK nedeniyle yüklendiği KDV için iade talebinde bulunabileceği KDV tutarı, ihracat bedeline genel vergi oranı uygulanması sonucu hesaplanan tutar ile ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV arasındaki farkı aşamaz.

Bu hükümle, genel olarak yukarıda belirttiğimiz ikinci görüş benimsenmiş gibi görünmektedir. Her ikisi de ihraç kaydıyla alınan ürünün KDV’sinin iadesini kabul etmemektedir.

Ayrıldıkları nokta ise, azami iade tutarının belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Özel gede azami KDV tutarı belirlenirken; ihracat bedelinden ihraç kaydıyla satın alınan ürün bedeli düşüldükten sonra kalan tutarın % 18’i esas alınmış, Genel Uygulama Tebliğinde ise, ihracat bedeline genel vergi oranı uygulanması sonucu hesaplanan tutar ile ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV arasındaki fark esas alınmıştır.

Bu da, Bakanlar Kurulu Kararıyla KDV oranı indirilmiş ürünleri ihraç kaydıyla alan ihracatçılara artı bir avantaj sağlamaktadır.

Şöyle ki, 10.000 TL tutarında ihraç kaydıyla mal alan üç ayrı ihracatçı düşünelim. Birincisinin aldığı ürünün % 18, ikincisinin aldığı ürünün % 8 ve üçüncüsünün aldığı ürünün % 1 KDV oranına tabi bir ürün olduğunu düşünelim. Her üç ihracatçı da almış oldukları ürünleri 12.000 TL bedelle ihraç etmişler ve 5.000 TL ATİK nedeniyle yüklenmiş oldukları KDV’leri olduğunu varsayalım.

Buna göre, her üç ihracatçının ATİK nedeniyle alabilecekleri azami KDV iadesi söyle olacaktır.

I. İhracatçı II. İhracatçı III. İhracatçı
Yapılan İhracat Tutarı 12.000 TL 12.000 TL 12.000 TL
İhracat Bedelinin % 18’i 2.160 TL 2.160 TL 2.160 TL
İhraç Kaydıyla Alınan
Ürünün KDV’si 1.800 TL 800 TL 100 TL
İade Alınabilecek Azami
KDV Tutarı 360 TL 1.360 TL 2.060 TL

Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere; II. ve III. İhracatçı, özelgeye göre ((12.000 – 10.000) x % 18=) 360 TL iade alabilecekken Genel Uygulama Tebliği uyarınca II. ihracatçı 1.360 TL ve III. ihracatçı ise 2.060 TL iade alabilecektir.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz)

30 Nisan 2014 Çarşamba

Özgür Erdursun Sosyal Güvenlik Uzmanı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, "İşçinin Maaşını Eksik Bildiren İşveren Hapse Girebilir!"

Özgür Erdursun
Sosyal Güvenlik Uzmanı
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
İşçinin Maaşını Eksik Bildiren İşveren Hapse Girebilir!
Tarih: 28/04/2014
*
Ülkemiz yıllardır kayıt dışı istihdamla mücadele etmektedir. Yani çalışanların bir kısmının sosyal güvenliği yoktur, SGK ya bildirim yapılmadan sigortasız olarak çalışırlar. Son dönemlerde özellikle denetimlerin sıklaşması ve bunun yanında cezaların da ağırlaşması sonucunda işverenler çalışanlarını sigortalı yapmaktadırlar. İşverenler , çalışanlarını sigortalı yapmaya başladılar fakat sigortası başlatılan işçilerin SGK ya bildirimleri yapılırken işverenlerin büyük bir bölümü yıllardır çalışanlarının SGK primlerini almış olduğu ücretten değil de ya daha düşük ücretten  bildirilir yada asgari ücretten SGK'ya bildirilir. Çalışanların özellikle yeter ki sigortam yapılsın mantığıyla bu konuyu fazla sorun etmedikleri görülmekteydi. Fakat 1999 ve 2008 yıllarında çalışanların emekli olduklarında alacakları maaşların asgari ücret yada asgari ücretin bir miktar üzerinde bildirilmesi sonucunda her ay emekli maaşlarının düşmesi, çalışanların emekli olduklarında aldıkları az maaşlar, çalışırken kendileri için ödenen primlerin önemini ortaya çıkardı.
Bu durumda çalışanlar emekli olduklarında düşük emekli maaşlarıyla karşılaştığında soluğu Sosyal Güvenlik Kurumlarında almaya başladılar. Sosyal Güvenlik Kurum yetkilileri düşük maaş alıp Kuruma itiraz edenlere sizin için ödenen primler asgari ücretten ödenmiş yada düşük rakamdan ödenmiş bu nedenle düşük emekli maaşı alıyorsunuz dediklerinde bu seferde işçiler soluğu iş mahkemelerinde alıyorlar
İş mahkemelerinde son dönemle açılan davaların büyük bir bölümünü de bu konu yani düşük bildirilen primler ve sonucunda düşük emekli maaşları almaktadır. Almış olduğu maaşın gerçek dışında bildirildiğini iddia eden işçi Çalışma Bakanlığına işvereni şikayet ederse yada bu durumda dava açar ve bildirimlerin gerçek rakamlardan değil , düşük bildirildiğini kanıtlarsa işveren bir yandan, eksik ödediği vergi ve sigorta primlerini,  cezalarıyla birlikte ödeyecek, diğer yandan da olay "kapsamı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" kabul edilip, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle, savcılığa intikal ettirilecek.
*
Muhteviyatı (kapsamı) itibariyle, yanıltıcı belge düzenleme sayılan gerçeğe aykırı bordrolar nedeniyle, işveren hakkında, (anonim şirketlerde yönetim kurulu hakkında) 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabilecek (VUK Md. 359/a-2).
*
Ayrıca, bununla da yetinilmeyecek, ücretin vergisi de, üç kat ceza ve gecikme faizi ile birlikte istenecek. Kuşkusuz, sigorta primi de cezalı olarak istenilecek.
Bu nedenle, işverenlerin dikkatli olması gerekir.
********************************************************************
KADINLARDA 15 YIL VE 3600 GÜNLE EMEKLİLİK
SORU: Özgür bey, hizmetlerinizden dolayı öncelikle size Bursa Hakimiyet Gazetesine ve As Tv'ye çok teşekkür ediyorum. Bilgilerinizden yararlanıyoruz. Ben 49 yaşındayım. 01.04.1984 tarihinde sigortalı oldum. 3 çocuğum var 2843 SSK günüm var ben 3600 günle 50 yaşında mı yoksa 58 yaşında mı emekli olacağım bana net bilgi veren olmadı kafam bu konuda çok karışık, şimdiden teşekkür ederim. Ayşe ASLAN
CEVAP: Ayşe hanım,öncelikle çok teşekkür ederim.  3600 günle emekli olmak isterseniz 58 yaşında emekli olacaksınız. Yani 2 çocuk için doğum borçlanması yaparak 3600 güne ulaşmanıza 37 gün kalır ve devamında 3600 günü hemen tamamlayabilirsiniz fakat 3600 gün ve 15 yıllık süreyi tamamlasanız dahi 58 yaşından önce emekli olamazsınız.
KADINLAR:
24.05.2002 öncesinde 15 yıl ve 3600 günü tamamladıklarında 50 yaşında,
24.05.2002-23.05.2005 arasında 15 yılı ve 3600 günü tamamladıklarında 52 yaşında
24.05.2005-23.05.2008 arasında 15 yılı ve 3600 günü tamamladıklarında 54 yaşında
24.05.2008-23.05.2011 arasında 15 yılı ve 3600 günü tamamladıklarında 56 yaşında
24.05.2011 ve sonrasında 15 yıl ve 3600 günü tamamladıklarında ise 58 yaşında emekli olurlar.
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

15 Şubat 2014 Cumartesi

Tebliğler > 2014 Yılı Ürün Güvenliği ve Denetimi (Standardizasyon) Tebliğleri

Tebliğler> 2014 Yılı Ürün Güvenliği Denetimi (Standardizasyon) Tebliğleri A.Ş.
Dilediğiniz Mevzuat kalemlerinin etimolojisi çevirilerini Alışveriş Sepetinize ekleyerek Satın alabilirsiniz.

Tebliğler
Tarih
1
: İthalatta Standartlara Uygunluk Denetimi Tebliği (2014/1 Ürün Güvenliği Denetimi ve)
Import Standartlarına Uygunluk için Denetlenmesine Dair Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/1)
31.12.2013
2
: Japonyadan İthal Edilecek Gıda (2014/2 Ürün Güvenliği Denetimi ve) Tarım Ürünlerinin Radyasyon KONTROLÜ Tebliği ettik
Tebliğinde Radyasyon Denetimleri Gıda ve Tarım Ürünleri için Japonya'dan İthal Edilecek (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/2)
31.12.2013
3
: Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (2014/3 Ürün Güvenliği Denetimi ve)
çevrenin korunması (: 2014/3 Ürün Güvenliği ve Denetimi) ilişkin Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimine Dair Tebliğ
31.12.2013
4
: Sağlık Bakanlığının Özel İznine Tabi Maddelerin İthalat Denetimi Tebliği (2014/4 Ürün Güvenliği Denetimi ve)
Sağlık Bakanlığı'ndan Özel İzin Alınması Gereken Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (: 2014/4 Ürün Güvenliği ve Denetimi)
31.12.2013
5
: Gıda, Tarım Hayvancılık Bakanlığının Kontrolüne Tabi Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (2014/5 Ürün Güvenliği Denetimi ve) A.Ş.
Bildirisi'ne Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (Ürün Güvenliği ve Denetimi gelen İzne Tabi Ürünlerin İthalat Denetimi: Hayır : 2014/5)
31.12.2013
6
: Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Kimyasalların İthalat Denetimi Tebliği (2014/6 Ürün Güvenliği Denetimi ve)
çevrenin korunması (: 2014/6 Ürün Güvenliği ve Denetimi) ile ilgili kontrol altında Kimyasalların İthalat Denetimi Tebliği
31.12.2013
7
Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Yakıtların İthalat Denetimi Kati Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/7)
, çevrenin korunması (: 2014/7 Ürün Güvenliği ve Denetimi) ile ilgili kontrol altında Katı Yakıtların İthalat Denetimine Dair Tebliğ
31.12.2013
8
: Telsiz (2014/8 Ürün Güvenliği Denetimi ve) Telekomünikasyon Terminal Ekipmanlarının İthalat Denetimi Tebliği ettik
Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanlarının İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/8)
31.12.2013
9
: CE isareti tasimasi Gereken Bazi Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (2014/9 Ürün Güvenliği Denetimi ve)
CE İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (: 2014/9 Ürün Güvenliği ve Denetimi)
31.12.2013
10
Oyuncakların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/10)
Oyuncakların İthalat Denetimi (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/10) Hakkında Tebliğ
31.12.2013
11
: Personal Koruyucu Donanımların İthalat Denetimi Tebliği (2014/11 Ürün Güvenliği Denetimi ve)
Kişisel Koruyucu Donanımların İthalat Denetimlerinin Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/11)
31.12.2013
12
: Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca Denetlenen Bazi Tüketici Ürünlerinin İthalat Denetimi Tebliği (2014/12 Ürün Güvenliği Denetimi ve) A.Ş.
İthalatına Dair Tebliğ Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenir Bazı Tüketici Ürünlerinin Kontrolleri (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/12)
31.12.2013
13
: 4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması Uygulanmasına Dair Kanunla Düzenlenmiş Olan haberim vardı Para Cezalarının Yeni Değerlerinin Duyurulmasına İlişkin Tebliğ (2014/13 Ürün Güvenliği Denetimi ve) A.Ş.
4703 yılında İdari Para Cezalarının Yeni miktarda duyuran Tebliği Hazırlanması Kanunu ve Uygulanması Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuat (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/13)
31.12.2013
14
Yapı Malzemelerinin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/14)
İnşaat Ürünlerinin İthalat Denetimlerinin Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/14)
31.12.2013
15
: Pil (2014/15 Ürün Güvenliği Denetimi ve) Akümülatörlerin İthalat Denetimi Tebliği ettik
Piller İthalat Denetimi ve akümülatörler Tebliği (: 2014/15 Ürün Güvenliği ve Denetimi)
31.12.2013
16
Tıbbi Cihazların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/16)
İthalat Tıp Aletleri Muayene (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/16) Hakkında Tebliğ
31.12.2013
17
Orman Yetiştirme Materyallerinin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/17)
Orman Yetiştirme Materyallerinin İthalat Denetimi (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/17) Hakkında Tebliğ
31.12.2013
18
Bazi Tüketici Ürünlerinin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/18)
İthalat Tebliği Bazı Tüketici Ürünleri (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/18) Kontrolleri
31.12.2013
19
Tütün, Tütün Mamülleri, Kronik Alkol Tüketiminin Sıçan (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/19) Alkollü İçkilerin İthalat Denetimi Tebliği ettik
Tütün, Tütün Mamulleri, Alkol ve Alkollü İçkilerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/19)
31.12.2013
20
Sağlık Bakanlığınca Denetlenen Bazi Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/20)
Tebliğ Sağlık Bakanlığı'nın Denetimine Tabi Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/20)
31.12.2013
21
: Bazi Tarım Ürünlerinin İhracatında (2014/21 Ürün Güvenliği Denetimi ve) İthalatında Ticari Kalite Denetimi Tebliği ettik
Tebliğinde Ticari Kalite Denetimine İlişkin İhracat ve İthalat Belirli Tarım Ürünleri için (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/21)
31.12.2013
22
: İhracatta Ticari Kalite Denetimlerinin Risk ESASLI Yapılması Amacıyla Firmaların Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ (2014/22 Ürün Güvenliği Denetimi ve)
İhracatın Ticari Kalite Denetimleri (: 2014/22 Ürün Güvenliği ve Denetimi) Tabanlı Risk Amaçlı Firmaların Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ
31.12.2013
23
Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Metal Hurdaların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği Denetimi A.Ş.: 2014/23)
, çevrenin korunması (: 2014/23 Ürün Güvenliği ve Denetimi) ile ilgili kontrol altında Metal Hurdalara İthalat Denetimine Dair Tebliğ
31.12.2013